NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ ŞUBE BAŞKANIMIZ NUSRET SUNA`NIN ULUSLARARASI KATILIMLI 7. GEOTEKNİK SEMPOZYUMU`NDA YAPTIĞI AÇILIŞ KONUŞMASI ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

11 ARALIK 2017, PAZARTESİ   

39

ŞUBE BAŞKANIMIZ NUSRET SUNA`NIN ULUSLARARASI KATILIMLI 7. GEOTEKNİK SEMPOZYUMU`NDA YAPTIĞI AÇILIŞ KONUŞMASI

    Yayına Giriş Tarihi: 27.11.2017 00:00   Güncellenme Zamanı: 04.12.2017 15:16:12  Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE  
 

 

Oda Yönetim Kurulumuzun Değerli Başkan ve Üyeleri,

Bilim, Danışma ve Düzenleme Kurulu`nun Değerli Üyeleri,

Sevgili Meslektaşlarım,

Kıymetli Basın Mensupları,

Değerli Konuklar,

 

 

 "Uluslararası Katılımlı 7. Geoteknik Sempozyumu`na hoş geldiniz. Sizleri, İMO İstanbul Şube Yönetim Kurulumuz adına saygıyla selamlıyorum.

 

Sizlerin de bildiği gibi bugüne kadar Odamızca düzenlenen Geoteknik Sempozyumları Adana Şubemiz tarafından başarıyla gerçekleştirilmişti. Odamızın 45. Çalışma Dönemi kapsamında da İMO adına Şubemiz tarafından 7. si  düzenleniyor. Bizler de bayrağı bir adım daha öteye taşımak için 7. Sempozyuma uluslararası nitelik de katmak istedik.

 

Değerli Katılımcılar,

 

Odamız ve şubemizin çalışma programında yer alan bilimsel-mesleki etkinlikler bütün hızıyla devam ediyor.

 

Sadece son üç ay içerisinde merkezi düzeyde 13 bilimsel etkinlik gerçekleştirildi.

 

Deprem, kentsel altyapı, inşaat yönetimi, ulaştırma, çelik yapılar gibi temel konularda sempozyum, çalıştay, konferanslar düzenlendi.

 

Şubemiz Ekim ayı içerisinde İnşaat Mühendisliği Eğitim Çalıştayını topladı.

 

Trabzon şubemizle birlikte Kasım ayı başında Tarihi Yapıların Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu gerçekleştirildi.

 

Bugün ise Geoteknik Sempozyumu ile karşınızdayız. Bu aynı zamanda 45. Dönem içerisinde Odamızın da düzenlediği son kongre.

 

Sevgili Meslektaşlarım,

 

Bilimsel toplantılara hazırlık aşamasının ne kadar zor olduğu herkesin malumudur.

 

Ciddi, titiz, hassas, kılı kırk yaran bir çalışma yapılmak zorundadır. Yani donanımlı, sürekli, öğretici, ufuk açıcı, geliştirici olmak gerekmektedir. Etkinlik zemininde gerçekleştirilen üretimin, referans metinler olarak değerlendirilmesinin yolu biraz da buradan geçmektedir.

 

Bilimsel etkinliklerin iki yönü bulunmaktadır. İlki meslektaşlarımızı donanımlı kılmak, mesleki niteliği yükseltmek, yeni tartışmalar, yeni kuramlar ve gelişen teknoloji ile ilgili bilgilendirmek, yaşam boyu eğitim ilkesini uygulamaktır.  

 

İkinci yönü ise toplumsal, kamusal sorumlulukla ilgilidir.

 

İnsan hayatını iyileştirmeye, kolaylaştırmaya, niteliğini yükseltmeye, güvenli kılmaya dönük yönü, diğer mühendislik alanlarına göre daha belirgin olan inşaat mühendisliğinin, meslek alanına giren konular bağlamında kamuyonu bilgilendirme ve uyarma sorumluluğumuz bulunmaktadır.

 

Kurulduğu günden bu yana meslek örgütümüz toplumsal sorumluluğunu yerine getirmeye çalışmıştır. Bu bir yandan mesleğe saygıyı içerirken bir yandan da insana verilen değeri ifade etmektedir.

 

Örneğin; İstanbul özelinde depremden ulaştırmaya, altyapıdan yapılaşmaya kadar gerçekleştirilen bilimsel etkinliklerde sorunlar tespit edilmiş, uygulanabilir çözüm önerileri geliştirilmiştir.

 

Açıkçası şubemiz kentin, kentlinin, kentsel değerlerin yanında saf tutmuş, bunu yaparken bilimsel etkinliklerde gerçekleştirilen üretim, temel dayanağı olmuştur.

 

Amacımız bir yandan karar verici mekanizmaların bilimsel doğrular doğrultusunda karar vermelerini sağlamaya çalışmaktır. Diğer yandan ise toplum nezdinde itibarlı, güvenilir bir meslek disiplini haline gelebilmektir.

 

Değerli katılımcılar,

 

Ülkemizin önemli sorunlarından biri de deprem tehlikesi olduğuna göre, mesleki itibarı sağlamanın, mesleki güvenirliği tesis etmenin yolu nitelikli, güvenli yapı üretiminden geçmektedir.

 

Bugün başta inşaat mühendisliği olmak üzere ilgili meslek disiplinlerinin temel hedeflerinden biri de bunu sağlamaktır.

 

Meslek örgütümüzün, özellikle 1999 depremlerinden sonra, güvenli yapı üretiminin sağlanması konusunu odak noktasına alacak şekilde mesleki-politik hattını inşa ettiği bilinmektedir.

 

Bunun anlamı açıktır: Deprem ve depremle ilintili sorunlar, yapı denetimi, zemin-yapı ilişkisi, nitelikli mühendislik uygulamaları, mesleki denetim, meslektaşları donanımlı hale getirme gibi temel konularda her zaman yoğun mesai harcanmıştır.

 

Elbette tarihi daha eskilere dayanmaktadır ancak 1999 depremlerinden başlayarak konu ile ilgili çok sayıda bilimsel etkinlik düzenlendiği, ülke kamuoyunun referans aldığı değerli tartışmaların başlatıldığı, değerli sonuçlara ulaşıldığı açıktır.

 

İnşaat mühendisliğinin formüllerden ibaret bir bilim dalı olmadığı gerçeği, özellikle deprem ve deprem önlemleri, sağlıklı yapılaşma ve kentleşmenin gereğine yapılan ısrarlı vurgu ile somutlanmaktadır.

 

Hiç şüphe yok ki, insanın refahı ve güvenliği mesleğimizin varlık nedenlerindendir.

 

Değerli Meslektaşlarım,

Değerli Konuklar,

 

Deprem gerçeği biz inşaat mühendislerini geoteknik alanında daha çok düşünmeye ve çalışmaya sevk etmektedir.

 

Son yıllarda özellikle zemin-yapı ilişkisi üzerinde yapılan çalışmalara daha çok hız verilmiş, zemin, tasarım ve uygulama bütünlüğünün sağlanması ile yapı denetim sisteminin eksiksiz işlemesi sorunun çözüm yolu olarak görülmüştür. Bu kapsamda geoteknik uzmanlık alanının önemi görünür şekilde artmış, buna paralel olarak gerek kuramsal düzeyde gerekse uygulamada kayda değer mesafe kat edilmiştir.

 

Bu gelişmede, meslek odamızın konuyla ilgili faaliyetlerinin ve 2005 yılından başlayarak düzenlediği Geoteknik Sempozyumlarının katkısını yadsımamak gerekmektedir.

 

Güvenli ve sağlıklı yapı üretiminde geoteknik uzmanlık alanının önemi, meslek disiplinimiz ve dolayısıyla meslek odamız tarafından kavranmış ve konu üzerinde özenle durulmuştur.

 

Kavranan, zemin-yapı ilişkisinin güvenli yapı üretiminin vazgeçilmezi olduğu gerçeği olmuştur ki, Geotekniğin artan ivmeyle meslek gündemimizde kendisine yer açmasının nedeni budur.

 

Her türlü yapı için zemin etüdü, mekanik ve dinamik analiz, zemin iyileştirmesi, iksa sistemi, yüzeysel ve derin temeller, dayanma yapıları, tüneller, toprak dolgu gibi başlıca uygulamaların geoteknik uzmanlık alanının ilgi alanında bulunuyor olması önemi pekiştirmiştir.

 

Değişik derecelerde depremselliğe sahip bu topraklarda yapı üretmeye, yaşamaya, barınmaya devam edeceksek, geotekniğe ilişkin çalışmalarımızı devam ettirmek ve yapılarımızın geotekniğin esaslarına sadık kalarak tasarlanması ve inşa edilmesi hususundaki ısrarlarımızı sürdürmek durumundayız.

 

 

Değerli Meslektaşlarım,

Geoteknik, tıpkı yapı, hidrolik, ulaştırma gibi inşaat mühendisliğinin alt disiplinlerinden biridir.

Bu sadece ulusal ölçekli bir tespit değildir. Evrensel ölçekte zemin etüdü ile bağlantılı işlemlerin geoteknik uzmanı inşaat mühendisinin sorumluluğunda yapılması gerekliliği kabul edilmektedir.

Hal böyleyken konuya ilişkin mevzuatsal olarak yaşanan sıkıntılardan da söz etmeden geçmek mümkün değildir.

Zemin etüdünden başlayarak inşa sürecinin bitimine kadar tüm aşamalarda inşaat mühendislerinin birinci derecede sorumluluğu bulunmaktadır. İnşaat mühendisleri zemin koşullarına uygun temel sisteminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine, zemin-üst yapı arasındaki uyumun sağlanıp sağlanmadığına ve uygulamanın projeye uygun olup olmadığına dikkat etmekle yükümlüdür.

Depremin yani yer hareketinin değil, binanın öldürdüğü gerçeği, bu dikkatin bir başka ifadesi olarak kabul edilmelidir. İnşaat mühendisliğinin bir alt disiplini, tamamlayıcı öğesi olarak geoteknik bu noktada önem kazanmaktadır. Ve yine belirtmek gerekir ki inşaat mühendisinin bu sorumluluklarını yerine getirirken farklı meslek disiplinleri ile eşgüdüm içerisinde çalışmalarını yürütmesi gerekmektedir.

Yani geoteknik uzmanı inşaat mühendisi bu işleri gerçekleştirirken elbette jeoloji ve jeofizik mühendislerinin de katkısıyla hazırlanan zemin etüdü veri raporundan faydalanacaktır. Ancak farklı meslek disiplinlerinin eşgüdümünün sağlanması başka, sürecin bütünüyle ilgili sorumluluk üstlenmek başkadır. Hali hazırda yürürlükte olan mevzuat bu kapsamda kavram kargaşasına yol açmaktadır.

Burada, meslek disiplinleri arasında taşıdıkları öneme göre hiyerarşik bir tasnif yapılmıyor elbette.

Her meslek disiplini önemlidir ve değerinin bir başka disiplin tarafından tartışmaya açılması düşünülemez.

Ancak zemin-yapı ilişkisinin güvenli yapı üretiminin vazgeçilmezi olduğu gerçeğini yok saymak da inşaat mühendisliğinin yetki ve sorumluluk alanına müdahil olmakla kalmamakta, halkın can güvenliğini tehlikeye atmaktadır.

Bu karmaşanın meslek şovenizmi yapılmadan bilimsel gerçeklere uygun olarak kısa zamanda çözülmesi temennimizdir.  

 

Değerli Meslektaşlarım,

Değerli Katılımcılar,

Sempozyum programını incelediğinizde geoteknik mühendisliğinin salt deprem bağlamında ele alınmadığını göreceksiniz.

Ulaştırma ve çevre geotekniğinden enerji geotekniğine, heyelanlardan zemin güçlendirme çalışmalarına kadar önemli konu başlıkları ve başlıklarla ilgili ayrıntılar tartışmaya açılacaktır.

Üç güne yayılan oturumların son derece öğretici, ufuk açıcı olacağı açıktır.

Programımız oldukça yoğun. Mesleğimizin duayenlerini dinlemek için sabırsızlandığınızın farkındayım.

 

Sözlerimi bitirirken Oda Yönetim Kurulumuza, Sempozyum Düzenleme ve Danışma Kurullarına, Ulusal/Uluslararası Bilim Kurulu üyelerine, Odamız Geoteknik Kuruluna, destek ve katkılarını hiçbir zaman esirgemeyen akademisyenlere ve meslektaşlarıma, Sempozyum Sekretaryasına, sponsorlarımıza ve Oda personelimize İstanbul Şube Yönetim Kurulu adına huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

 

Ayrıca son yıllarda Geoteknik Sempozyumlarında paydaşımız olan Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Derneği`ne de teşekkür ediyoruz.

 

İnşaat Mühendisliği`nin en önemli ana bilim dallarından biri olan Geoteknik ana bilim dalının, mesleğimiz açısından hemen hemen tüm paydaşları ile bir arada olmaktan onur duyuyoruz.

 

Sempozyumumuzun başarılı geçmesini diliyor, sizleri saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

 

 

 

Nusret SUNA
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
İstanbul Şubesi Başkanı


Okunma Sayısı: 148

İstanbul Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır