NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ DÜNDEN BUGÜNE SORUNLARI VE ŞAŞILASI HALLERİ İLE ULAŞTIRMAMIZ- PROF. DR. GÜNGÖR EVREN -20 OCAK 2018 (SÖYLEŞİ VE İMZA GÜNÜ) ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

17 EKİM 2018, ÇARŞAMBA   

37

DÜNDEN BUGÜNE SORUNLARI VE ŞAŞILASI HALLERİ İLE ULAŞTIRMAMIZ- PROF. DR. GÜNGÖR EVREN -20 OCAK 2018 (SÖYLEŞİ VE İMZA GÜNÜ)

    Yayına Giriş Tarihi: 21.01.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 22.01.2018 17:55:33  Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 22.01.2018 10:38:39

Değerli meslek büyüğümüz Prof. Dr. Güngör EVERN’in ‘Dünden Bugüne Sorunları Ve Şaşılası Halleri İle Ulaştırmamız’ kitabına ilişkin Söyleşimiz 20 Ocak 2018 tarihinde Şubemizin Konferans Salonunda gerçekleşti. Şubemiz tarafından yapılan Söyleşinin ardından Prof. Dr. Güngör EVREN katılımcılara kitabını imzaladı.

Değerli meslek büyüğümüz  Prof. Dr. Güngör EVERN`in  ‘Dünden Bugüne Sorunları Ve Şaşılası Halleri İle Ulaştırmamız` kitabına ilişkin Söyleşimiz 20 Ocak 2018 tarihinde Şubemizin Konferans Salonunda gerçekleşti. Söyleşi Şube Başkanımız Nusret SUNA`nın açılış konuşmasıyla başladı.

SUNA konuşmasına; "Ulaştırma, meslek alanımızın başat konularından biridir elbette. Ancak daha çok sorunlarla anılan konuya, değerli hocamız Güngör Evren`in naif ve bir bilim insanı titizliği ile yaptığı dokunuş, kitabını ulaştırma sorununu çözmeye muktedir bir zekanın ürünü olduğunu göstermektedir. Güngör Hocamıza çok şey borçlu olduğumuzu biliyoruz. Ve bu tür etkinlikler düzenleyerek borcumuzun ancak çok küçük bir kısmını ödeyebileceğimizin de farkındayız. Borcumuzun kalan büyük kısmını ise nasıl ödeyeceğimiz açıktır. Ulaştırmanın sorun değil, yaşamın kolaylaştırıcısı olduğu bir kent yaratılırsa, böyle bir dünya kurulursa, Güngör Hocamıza borcumuzu ancak o zaman ödeyebiliriz. Bu bir hayal midir? Elbette öyle görünüyor. Ancak bilinmelidir ki bilim, hayalleri gerçek kılacak potansiyele sahiptir. Güngör Evren Hocamız ise ömrü hayatını hayallerimizi gerçek kılmaya adamıştır. Meslek Odamız ve özelde de şubemizde ve genel olarak ulaştırma alanında şimdiye kadarki bütün üretimde Güngör Hocamızın emeği, desteği, imzası vardır. Bu nedenle kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum." sözleriyle başladı.  SUNA sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece sorun olarak tanımlamak işin doğrusu ulaşımın yol açtığı mutsuzluğun önemini gölgelemektedir. Çünkü ulaşım, toplumsal bir travma halini almıştır ve kentlerimizi yaşanılır olmaktan uzaklaştırmaktadır. Elbette kent hayatı sadece ulaşım sorunu nedeniyle yaşanılır olmaktan uzak değildir. Kaçak yapılaşmadan sağlıksız kentleşmeye, kentlilerin ortak kullanım alanlarının talanından kültürel mirasın tahrip edilmesine kadar geniş yelpazeye yayılmış sorunlar ülkemizin gerçeği olarak karşımızda durmaktadır. Dolayısıyla sorunların çözülmesi bağlamında neden-sonuç ilişkisi önem arz etmektedir. Hocamız kitabında neden-sonuç ilişkisini irdelemekte ve bu noktada ufuk açıcı olmaktadır."

Ulaştırma konusunun sadece kent içi ulaşımla sınırlı olmadığını, Güngör EVREN`in karayolu, demiryolu ve diğer ulaşım yollarıyla ilgili tartışmalara taraf olduğunu, öğretici, geliştirici görüşlerini her fırsatta kamuoyuyla paylaştığını belirten SUNA, "Kitap işte bu her fırsatlardan biridir. Bu şansı bizlere tanıdığı ve yazılarını bir araya getirerek bizlere derli toplu sunduğu için hocamıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Ulaştırma alanında bir başucu kitabımız daha oldu. Var olsun, sağ olsun. Emeğine sağlık. Konuşmamı Hocamızın bir sözüyle bitirmek istiyorum. ‘Umalım ve dileyelim ki, ulaştırmamızın şaşılası halleri bitsin artık!` Değerli Güngör Evren Hocamızı ve bizleri yalnız bırakmadığınız için sizlere teşekkür ediyor, şube yönetim kurulu adına saygılar sunuyorum." sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Oda başkanımız Cemal GÖKÇE ise "Güngör hocanın, son yıllarda yazmış olduğu bir makalenin ismini "ulaştırmanın şaşılası halleri" kitaba vermiş olsa da, Güngör hocanın ülkemizde olan hiçbir şeye şaşırmadığını ve gündemde olan kanal projesine de hep birlikte hiç şaşırmadık" dedi. "Biz meslek odasının insanları olarak kanal projesini de insanı amaç yapan değil, projeleri amaç yapan bir anlayışın ürünü olarak görürüz" diyen GÖKÇE, "Neyi öğrettiler bize, -başta Güngör hoca olmak üzere- ulaştırma bir arazi kullanma konusudur. Eğer siz doğru bir kent planlaması yapmazsanız ülke topraklarınızı bölgesel ve kentsel ölçekte doğru planlamazsanız, ulaştırmayı da doğru planlayamazsınız. İşte böylesi bir çerçevede bakıyorsak ülkemize ve kentlerimize, ‘biz şaşırmıyoruz, biz şaşırmayacağız` yaşamımız sürdükçe. Sayın Güngör hocamız gibi hocalarımızın önderliğinde insan odaklı, insanı merkeze koyan, ulaştırma konusu da dahil olmak üzere tüm çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Bilim insanlarının her koşulda unutmaması gerektiğini, İstanbul`da veya okuldayken söylediklerinin  Ankara`ya gittikten sonra başka söylemlere dönüştüren insanları işaret ederek konuşmasını sürdüren GÖKÇE, "ne yazık ki ülkemizi bunlar yönetiyor artık. Onlara bilim insanları diyemiyoruz, öğretmen de diyemiyoruz. Dünden bu yana biriktirdiklerimizin ve kullandıklarımızın önemli bir kaynağı olarak Güngör hocamız her zaman ön sıralarda yer almıştır, hiç ödün vermemiştir. Güngör hocayı Güngör Hoca yapan ve de sevdiren, söyledikleri konuştuğu her şeyi kulak kabartarak dinlememiz bu nedenledir. Sayın hocam iyi ki sizi tanımışız. İyi ki uzun süre birlikte çalışmışız. Bize öğrettikleriniz bundan sonra da eminim ki o büyük kararlılığınızla, naif halinizle, hiç kızmaz gibi görünen ama özünde çelebi bir ruhla bundan sonra da devam edecektir. Ama ülkemizin ulaştırmasının bir parçası olarak gördüğü ulaştırma sorunlarının giderilmesi gibi bir düşü, ben eminim ki gençlerimiz, torunlarımız gerçekleştirecek" dedi ve,  Güngör hocamızın bugüne kadar yapmış oldukları hizmetler nedeniyle minnettar olduğumuzu, bizim için önemli olduğunu belirterek, "sizin gibi insanlara bu ülkenin ihtiyacı var. Sağlıklı yaşayın uzun yaşayın, sevgili hocam" diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Prof. Dr. Güngör EVREN söyleşide "Her insanın belli bir birikimi vardır, başkalarına topluma yakınlarına aktarması gereken birikimleri vardır. Hem de bir insan yaşamını belli bir konu üzerinde çaba göstererek harcamışsa ve, bilim insanı olmak gibi bir özelliği içinde bunu yapıyorsa o insanın birikimlerini aktarması gerekir, aktarmıyorsa çok yazıktır." diyerek kitabının çıkışının bunun üzerine geliştiğini belirtti.

EVREN, "Tabii ki insanların daha somutlaşmış, düşünceye dönüşmemi, dudaklardan dökülmemiş, kağıtlar üzerine yazılmamış halleriyle insanların düşüncelerini aktarmalarını beklemek, onu yakalamayı düşünmek pek mümkün değil ama düşündüklerini somut hale getirip onları yazıp çizip kitap haline getirmişlerse veya kitap haline getirmeseler bile kafalarında ciddi somutlaşmış düşünceleri varsa bu birikimdir ve aktarılması gerekir. Benim serüvenim şöyle oldu: Daha öncede yazmıştım, ilk defa 1974 yılında Cumhuriyet Gazetesinde bir yazımla başlayan bir serüven. 43 yıllık bir geçmişi var. Ondan sonra ben düşüncelerimi yazma gereği duydum. Üniversitelerin bilim insanının 3 işlevi var.  Öğretim yapacaksınız, araştırma yapacaksınız ve toplumu aydınlatacaksınız. Konunuzla ilgili doğru bilgileri topluma vereceksiniz. Ben bu görevi, bu işlevi çok ciddiye aldım. Meslek yaşamım boyunca aksatmamaya özen gösterdim. Bu kitaptaki yazılar belirli bir amacın ve çabanın ürünüdür. Gel zaman git zaman bunları ben yazıyorum da, bunların bir klasörü bir toplandığı yeri yok. Bu kitap böylece ortaya çıkmış oldu." dedi.

Kitabı adını veren ulaştırmanın şaşılası hallerinin halen bitmediğini, daha şaşırtacak şekilde geliştiğini,  İstanbul kentinin kimliğini yitirmesine neden olabilecek bir takım uygulamalarda titizlik gösterilmiyor olmasını, yeşili, su havzası gibi kaygıları düşünmeden hırpalanabildiğine ve tahrip edilebildiğini eleştiren EVREN, kendisinin dünyaya bakışını , yaşam biçimi ve anlayışına yönelik; lise döneminden bu yana etkilendiği ve unutmadığı iki sözden bahsetti: ‘şiddette yanılmaktansa şefkatle yanılmak yeğdir`. ‘dünyada en büyük din hoşgörülükdür`. Ailesi ve torunları ile olan ilişkilerine de değinen, ve yaşamdaki en güzel değerin sevgi olduğunu belirterek, "sevgiden güzel bir gerçeklik yok" diyen  EVREN, Behçet Necatigil`in "Sevgilerde" şiiriyle konuşmasını sonlandırdı.  Söyleşinin ardından Prof. Dr. Güngör EVREN katılımcılara kitabını imzaladı.


Okunma Sayısı: 154

İstanbul Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır