NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ İMO İSTANBUL ŞUBESİ 46. DÖNEM OLAĞAN GENEL KURULU VE SEÇİMLERİ ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

26 EYLÜL 2018, ÇARŞAMBA   

11

İMO İSTANBUL ŞUBESİ 46. DÖNEM OLAĞAN GENEL KURULU VE SEÇİMLERİ

    Yayına Giriş Tarihi: 22.02.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 22.02.2018 10:30:59  Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 21.02.2018 16:44:12

Şubemizin 46. Dönem Olağan Genel Kurulu 17 Şubat 2018 tarihinde Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde yapıldı. 45. Dönem İMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Nusret SUNA tarafından açılan genel kurulda divan başkanlığına H. Ülkü ÖZER, divan başkan yardımcılıklarına Faruk BULUBAY ve Elif KELLELİ ERSOY, yazmanlıklara ise Özkan OKŞAR ve Güzem YARAN seçildi.

 

İMO İSTANBUL ŞUBESİ 46. DÖNEM OLAĞAN GENEL KURULU ve SEÇİMLERİ

Şubemizin 46. Dönem Olağan Genel Kurulu 17 Şubat 2018 tarihinde Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi`nde yapıldı. 45. Dönem İMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Nusret SUNA tarafından açılan genel kurulda divan başkanlığına H. Ülkü ÖZER, divan başkan yardımcılıklarına Faruk BULUBAY ve Elif KELLELİ ERSOY, yazmanlıklara ise Özkan OKŞAR ve Güzem YARAN seçildi.

Genel Kurul, İMO İstanbul Şubesi 45. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Nusret SUNA`nın açılış konuşmasıyla başladı. SUNA, "İfade etmeliyim ki, kurulduğumuz 1954 yılından bugüne, Odamız meslek alanımızın saygın bir kurumu olarak kabul gördüyse, görüşleri mesleki tartışmalarda referans olarak değerlendirildiyse, temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı baskıcı iktidar dönemlerinde bile ayakta kalmayı, mesleki faaliyetleri sürdürmeyi başardıysa, en yaşlısından en gencine bütün üyelerimizin, gelmiş geçmiş bütün yöneticilerin, mesleki tartışmalarda bizlerden desteğini esirgemeyen değerli akademisyen dostlarımızın sayesindedir." dediği konuşmasında, Odanın kuruluş aşamasındaki heyecan, coşku ve topluma yararlı olma amacının hiçbir zaman eksilmediğini ve geçen zaman zarfında kurumsallaşmada önemli mesafeler alındığını, kamusal ve toplumsal yararı ve meslektaş çıkarlarını her şart altında koruma ilkesinin daha da görünür hale geldiğini dile getirdi.

"Şubemizin mesleki-politik hattının odak noktasında; güvenli yapılaşmanın sağlanması, doğanın korunması, alınır-satılır bir meta gibi görülen ormanlarımız ve kıyılarımıza ait değerlerin insanımızın hizmetine sunulması, kentsel değerlerin kentlilerin ortak kullanımına açılması, deprem önlemlerinin ivedilikle alınması, yapılarımızın ve kentlerimizin deprem tehlikesine göre düzenlenmesi, imar düzenlemelerinin zenginleşme aracı değil, sağlıklı kentleşme yaratılmasına olanak tanıyacak şekilde gerçekleştirilmesi, kent içi ulaşımın, toplu taşıma esas olmak üzere sürdürülebilir, nitelikli ve işlevsel hale getirilmesi, neredeyse taammüden cinayet halini alan iş kazalarının önüne geçilmesi, tarihi eserlerin koruma altına alınması, mesleki niteliğin yükseltilmesi, mesleki uygulamaların bilimsel esaslara ve teknolojik gelişmelere uyumlu hale getirilmesi, meslektaşlarımızın bilgi birikiminin çoğaltılması, inşaat mühendisliği eğitiminin sorunlarının çözülmesi, öğrenci kapasitesinin istihdam olanakları çerçevesinde belirlenmesi, meslektaşlarımızın karşı karşıya bulunduğu sağlıksız çalışma koşullarının düzeltilmesi, düşük ücretlerin ve işsizliğin önüne geçilmesi gibi temel konular yer almaktadır." diyen SUNA, kentler, yaşam alanları, kıyılar, doğal zenginlikler sermaye gruplarına peşkeş çekildiğini, kentlilerin, yurttaş değil müşteri olarak görüldüğüne dikkat çekti.

Kamusal alanın gericileştirilmesini, toplumsal yaşamın dini kurallara göre düzenlenmesini eleştiren SUNA, müfredatın bilim dışı öğelerle beslendiğini, mevcut iktidarın sadece eğitim ve sınav sisteminde birbiriyle çelişkili kararları peş peşe aldığını, eğitimi yapboz tahtasına çevirmenin yanında müfredata dönük de tasarruflarda bulunduğunu ve, insan hakları ve basın özgürlüğünden söz eden kitabın müfredattan çıkarılarak toplatıldığını, buna karşı ataerkil aile yapısının açıktan savunulduğu notların kitaplara yerleştirildiğini, kadınların kocasına itaat etmesi gerektiği vurgulayan satırların ilgili dersin notlarına ilave edildiğini ve hatta kadının kocasına itaat etmesinin bir çeşit ibadet olduğunun yazılmasına dikkat çekerek, "Kısaca cinsiyetçi, gerici, ırkçı söylemlerin yer aldığı ders kitapları çocuklarımızın kütüphanelerinde yerini almıştır. Zaten toplumumuzda kanayan yara olan kız çocuklarının okutulması mevzuu bu öğretilerle daha da geriye gitmeyecek midir? Bizim meslek alanımız feni, ilimi ve bilimi esas alan bir meslek alanıdır. Dönüştürülen bu sistemde matematik ve fen gibi pozitif bilimler ne şekilde öğrenilecek ve mühendislik altyapısı ne şekilde oluşabilecektir? Bunu sizlerin takdirine bırakıyorum." dedi.

Mustafa Kemal Atatürk`ün, "Benim manevi mirasım akıl ve bilimdir. Eğer benim söylediklerim, benim yaptıklarım bilimle çelişirse bilimi seçin" sözüne dikkat çeken SUNA, "Bizleri, bugün karşı karşıya kaldığımız karanlıktan çekip alacak güç işte bu sözde saklıdır." dedi.

15 Temmuz darbe girişimine ve olumsuzluklarına değinen SUNA, 2012 yılında SGK ile TMMOB arasında yapılan protokolle başlatılan ve üyelerimizin belli bir ücretin altında çalıştırılamayacağının garantisi olarak görülen Asgari Ücret uygulamasının, işveren örgütlerinin itirazı neticesinde, SGK tarafından tek taraflı feshedilmesini de değerlendirdi. SUNA, bu kararın, özellikle de genç meslektaşlarımızın maruz kaldığı emek sömürüsünün sorumlularını deşifre ettiğini, siyasi iktidarın işverenler ve meslektaşlarımızı açlık sınırında bir ücrete mahkûm etmek için işbirliği yaptığına işaret etti.

İşçi sağlığı ve iş güvenliğine dair değerlendirmelerde bulunan SUNA, "Genel yaklaşımdan sonra projektörlerimizi sektörümüze çevirdiğimizde kapkara bir tabloyla karşılaştığımızı üzülerek görürüz. İnşaat işkolu ağır ve tehlikeli işler grubunda yer almaktadır ve ölümlü iş kazalarında ilk sıradadır. Türkiye`de bir yılda gerçekleşen tüm iş kazalarının % 10`u, sürekli iş göremezliklerin % 25`i ve ölümlü iş kazalarının % 34`ü inşaat işlerinde gerçekleşmektedir. İşin dikkat çeken tarafı sendikasızlık oranıyla iş kazaları paralellik arz etmektedir. Bu nedenle sektörümüz hem sendikasızlıkta hem de kazalarda ilk sıradadır. Biraz da bu nedenle iş cinayetlerinin özünde politik olduğunu vurgulamak gerekmektedir" dedi.

İstanbul`da yapılan 3. Köprü ve 3. Havalimanı için "İstanbul`un kuzeyinde kalan son doğal alanların da tahrip edildiği, yüz binlerce ağacın kesildiği, su kaynaklarının zarar gördüğü, hava kirliğinin ve sera etkisi yaratan zehirli gazların salınımının, elektromanyetik kirliliğin, toprak kirliliğinin, gürültü kirliliğinin artacağı sır değildir. Bir de kanal İstanbul projesi devreye girecektir ki, kadim kent İstanbul`a yazık edilecektir." diyen SUNA, "Onca projeye, onca mağduriyete rağmen ne konut sorununun çözümünde mesafe kat edilmiş ne de deprem güvenliği sağlanabilmiştir." dedi.

İstanbul`u bekleyen deprem konusuna da değinen SUNA, deprem toplanma alanlarının ve ulaşım güzergâhlarının durumunun vehameti, deprem toplanma alanlarının imara açılması, üzerlerinde AVM yapılması, üçüncü boğaz köprüsü, üçüncü havalimanı, kanal İstanbul gibi projelerin bilim insanlarının bunca uyarısına ve birçok tartışmaya rağmen hayata geçirilmeye çalışılmasındaki ısrarın, kentin depreme güvenli hale getirilmesi için yapılması gerektiğine dikkat çekti ve, "İstanbul`un ihtiyacı, Büyükşehir Belediye bütçesinin 4-5 katı bir bütçeye sahip "çılgın" projeler değil, güvenli, sağlıklı bir kentsel yaşam örmektir. İstanbul`u yaşanabilir kentler sıralamasında yukarılara taşıyacak yatırımlara yönelmektir." dedi.

TMMOB ve bağlı Odaların, 2011 yılından bu yana gerçekleştirilen mevzuat değişiklikleri ile adeta köşeye sıkıştırılmaya çalışılmasına, Odaların üretim ve denetim sürecinin dışına itilmeye çalışılmasına, ekonomik yönden güçsüzleştirilmiş olmasına, oda-üye ilişkisinin zayıflatılmasının hedeflendiğine dikkat çeken SUNA,

"Odamızın da bağlı bulunduğu Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği`nin isminde "Türk" kelimesinin kaldırılması ile ilgili tartışmalar yürütülmektedir. Bilinmesini isteriz ki, ismimizle ve tarihimizle gurur duyuyoruz. Düşünceyi cezalandıran, Türkiye`yi antidemokratik uygulamalarla anılan ülke haline getirenlere karşı ülkemizin saygınlığını koruyacağımızı ifade ediyoruz. Çünkü bu ülke demokrasiyi, barışı, kardeşliği hak etmektedir. Biz inşaat mühendisleri; insanı seviyoruz, ülkemize tutkuyla bağlıyız ve toplumsal yararı her şeyin üzerinde görüyoruz. Medeniyet mühendisliği olarak tanımlanan mesleğimiz yaşanabilir kentler oluşturma, yaşamı sağlıklı, güvenli ve nitelikli kılma sorumluluğunu taşımaktadır. Arzumuz, ısrarımız, kavgamız bundandır. Bu nedenledir ki mesleğimize ve meslek odamıza sahip çıkıyoruz. Gün içerisinde gerekmesi halinde tekrar konuşma fırsatı bulacağımı düşünerek sözlerimi daha da fazla uzatmak istemiyorum. Bizler İMO İstanbul Şube 45. Dönem Yönetim Kurulu olarak, çalışmalarımızı hiçbir kişisel çıkar gözetmeksizin, bütün meslektaşlarımızı kucaklayarak, herkesin görüşüne saygı duyarak ve görüşü ne olursa olsun her meslektaşımıza değer vererek yürütmeye çalıştık. Bu çalışmaları gerçekleştirirken geleneklerimize, yaşadığımız kentlere, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmaya özen gösterdik. Tabii ki tüm bunları tek başımıza da yapmadık, yapamazdık da… Bakırköy, Kadıköy, Silivri, Lüleburgaz, Kırklareli, Edirne Temsilcilik Yönetimlerimiz, kurul ve komisyonlarda görev alarak bilgisini ve emeğini paylaşan üyelerimiz, Şube ve Temsilcilik çalışanlarımızla hep beraber ve uyum içerisinde dönemimizi tamamladık. Hepsine huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca uyumlu bir çalışma dönemi geçirdiğimiz İMO Genel Merkezi Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerine de teşekkür ederim." diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Konuk konuşmacılar bölümünde TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Cevahir Efe ÇELİK, Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Battal KILIÇ, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt NUHOĞLU, Oda Yönetim Kurulu Başkanımız Cemal GÖKÇE konuşma yaptılar.

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Cevahir Efe AKÇELİK, ülke genelinde 2 yıllık süreç içinde yaşanan darbe, KHK`ler, terör saldırıları, hukuksuz ihraçlar, akademisyen ve gazetecilerin tutuklanması gibi olumsuzluklara değindi ve, "Toplumsal muhalefetin her hücresinin susturulmaya çalışıldığı bir dönemde bizlerde geçmişimizden aldığımız geleneğimizle, mesleğimize, ülkemize ve halkımıza sahip çıkmaya çalıştık" dedi. İstanbul`un tarihi, kültürel ve çevresel değerlerinin hiçe sayıldığını ve bir süredir İstanbul`a ihanet tartışmasının sürdüğüne değinen AKÇELİK, İstanbul`un silüetini etkileyen Zeytinburnu`nda yapılan yapıların hala yıkımının gerçekleşmediğine dikkat çekti.

Bugün İstanbul`daki kentleşme politikalarından dolayı yaşanan problemlere de değinen AKÇELİK, kentlerin yaşanamaz hale geldiğini kaydederek, "Mesleki, ekonomik, sosyal, kültürel alanlarda ülkemizin mühendis, mimar ve şehir plancılarını temsil eden, onların hak ve çıkarlarını halkımızın çıkarları ve temelinde koruyan ve geliştiren, mesleki sosyal ve kültürel gelişmeleri sağlayan bir meslek örgütüyüz" dedi.

TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Battal KILIÇ, meslek odalarına yönelik başlatılan olumsuzluklara değindi. Kamu kurumu niteliğinde olan meslek odalarından Türk ve Türkiye kelimelerinin çıkarılması, ve birden fazla meslek odası ve birliği kurulması gibi kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı söylemlerin üst düzeye çıkarıldığına dikkat çekti. KILIÇ, TMMOB ve bağlı odalarının Anayasanın 135. maddesi kapsamında kurulmuş kamu tüzel kişilikleri olduğunun altını çizdi, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığının yaşamı ve yaşam alanlarını düzenleyen meslekler olduğunu belirtti. "Meslek kuruluşlarına yönelik müdahale ve baskılar karşısında tam dayanışma içinde olacağımızın bilinmesini isterim. Anayasadan ve üyelerimizden aldığımız güçle bilimi ve tekniği çıkar çevrelerinin değil halkın yararına devam edeceğimizi belirtmek isterim" dedi.

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt NUHOĞLU, İstanbul`un ve ülkemizin sorunlarının çok fazla olduğunu belirtti ve mühendisler olarak bu sorunları çözecek yapılar oluşturması gerektiğini belirtti. Meslekler bir toplumun direği, meslekleri, sendikaların derneklerin olmadığı yerel anlamda meclislerin olmadığı ve işlevsiz hale getirildiği toplumların kendilerini geleceğe taşıyamayacaklarını belirtti. Diktatörlükle yönetilen ülkelerin kendini devam ettiremediğine, tekrar demokratik düzene geçtiklerini belirten NUHOĞLU, "15 yıllık bir kentin, Türkiye`nin 2. Büyük meclisi İstanbul`un tüm sorunlarını konuşmak zorundadır. Ulaşımdan, trafikten alın da kentin geçmişindeki bağlantılara kadar konuşmak zorundadır. Biz bu ülkedeki karanlığın aydınlatılmasını istiyorsak, ileriye doğru yürüyerek, adaletin yargının ve hukukun üstün geldiği, bunu tüm toplumla paylaşacağımız bir şekilde toplumun üstündeki karanlığın aydınlatılacağı bir tablo oluşturmak zorundayız, Bunun bir tek yolu var, herkes işini iyi yapacak, daha çok çalışacağız ve bu lanet antidemokratik uygulamalardan kurtaracağız " dedi.

Oda Yönetim Kurulu Başkanımız Cemal GÖKÇE konuşmasında, inşaat mühendisliğinin kurucu mühendislik alanlarının başında geldiğini ve evrensel olduğunu belirterek, "Mesleki bir yetkinlik, etik bir anlayış, geniş bir işbirliği içerisinde bir bilen olarak davranmak durumundayız" dedi ve bilimi, tekniği, insanların geleceğini ve mühendisliği göz ardı eden politikalara rağmen "sorunların çözülmesi için görüşlerimizi her koşulda aktarmaya devam edeceğiz" dedi. "Kentlerimizin sorunlarının giderek arttığını yıllardır ifade ediyoruz. Bu gidiş iyi bir gidiş değildir diyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı kentlerimize ihanet ettik diyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı; ‘kentlerimiz ve kentsel dönüşüm rant amacıyla kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor` diyor. İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerimizde yaşam kalitesi giderek düşüyor. Beklediğimiz afetlerin yanına yeni afetler ilave ediliyor." diyen GÖKÇE, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sonrası görevlerinden uzaklaştırılanların sayısının 110.778 kişi olduğunu ve çeşitli kurum ve kuruluşlarda çalışan meslektaşlarımızın bu uygulamalardan önemli ölçüde payını aldığına ve mağduriyetine değindi.

Meslek Odalarının yapılan yönetmelik değişiklikleriyle yetkisizleştirilip, etkisizleştirildiğini, mühendisin alması gereken hizmet karşılığı ücretin, haksız rekabet koşulları nedeniyle giderek azaldığını, mühendislik hizmetlerinin birer formaliteye dönüştürüldüğünü, işsizlik ve ücret düşüklüğünün giderek arttığını ve genç meslektaşlarımızın iş bulamaz olduklarının altını çizen GÖKÇE, mal sahibi-müşavir, mühendis-yapı denetimi ve yüklenici işbirliğinin sağlanamadığına dikkat çekti.

Üniversite de özgür bir ortamın olmamasının öğrencilerin yaratıcı düşünceye sahip olmasını engellediğini, bilim ve teknolojik gelişmenin yeşermesini ortadan kaldırdığını ve, bilimin, bilginin ve teknolojik gelişmelerin özgür bir ortamda yükselebileceğine dikkat çeken GÖKÇE, "Mesleğimiz de sertifika ve yetkinlik belgesinin uygulanmaması nedeniyle mühendislikteki hizmet kalitesi düşüyor. Haksız rekabeti körükleyen, formaliteyi tamamlamak için kullanılan bir imzacılık anlayışı var. Bu koşullar meslekte yetkinleşmeyi fakirleştiriyor. Bilgi üretilerek bilgiye ulaşılır. Bilgi kullanılarak insana hizmet edilir. Bunun için üniversitelerimizi niteliksel olarak hızlı bir şekil de geliştirip bilim insanlarını özgür bırakmak gerekiyor. Rektör ve dekanlar düşünsel yakınlığa göre değil; bilimsel yeterlilik, liyakat ve özgürlük temelinde hareket etmiyorlar." dedi.

Eğitimdeki aksaklıklara değinen GÖKÇE, "Durmadan değişen TEOG ve Yüksek Öğrenime Giriş Sınavı ülkemizin bir yarası olarak karşımızda duruyor. Eğitim bireysel ve toplumsal gelişmenin dinamosudur. Çok farklı bir dünyada yaşıyoruz. Bilim, bilgi ve teknolojik gelişmenin hızına yetişmek çok kolay değildir. Bu nedenle çok farklı bilgi ve becerilerin yeni kuşaklara kazandırılması gerekiyor" diyerek, iş kazaları ve işçi ölümlerinde, insanı gelişmişlik endeksinde, basın özgürlüğü sıralamasında, uluslar arası şeffaflık örgütüne göre yolsuzlukta, kadın ve genç işsizliğinde, dünya barış endeksinde, kadın erkek eşitsizliği ve kadın cinayetlerinde günübirlik anlayışlarla eğitim ve öğretim sistemine yön verilemeyeceğine dikkat çekti.

Ülkemiz için tek stratejik seçeneğin bilim, teknoloji ve teknolojik yenilikte yetkin olmaktan geçtiğini, bu yetkinliği kullanarak, gelecek kuşaklara ve toplumun tüm katmanlarına yaşanabilir bir dünya bırakılacağını, dünyamızdaki rekabet üstünlüğü yarışı ve ortamında bilim, bilgi ve teknoloji üretimi belirleyici olduğunu ve, bu üstünlüğe sahip ülkelerin dünyamızda var olan gelir paylaşımında da ön sırayı aldıklarını ve söz sahibi olduklarını işaret eden GÖKÇE, "Bu birikim ve yetkinliğe sahip olmadığımız sürece, ülkemiz için kabul edilebilir bir gelecek yoktur. Bu durum mühendislik alanında da yetkinleşmeyi zorunlu kılmaktadır. TÜİK her yıl ülkemizin AR-GE harcamalarını yayımlıyor.`016 yılının sonunda yayımlanan bilgilere göre özel sektör, kamu sektörü ve üniversiteler toplam 20 milyar 615 milyon lira harcamış. Yaklaşık 5 milyar dolar. Her yıl AR-GE harcaması yayımlanan dünyadaki 20 şirketin harcaması bizden fazla. Volsvagen`in yıllık harcaması 15.3 milyar dolar. Samsung`un 14.1,İntel`in11.5,Microsoft`un 11.4,Googl`un 9.8,Aple`nin ise AR-GE harcaması 6 milyar dolardır. Bizim AR-GE harcamamız dünyadaki birçok şirketten daha azdır." dedi.

GÖKÇE, "Bugün her zamandan daha çok birliğe ve birlikte mücadele etmeye ihtiyacımız var. Kavrayıcı ve kapsayıcı olmanın yanında, birliğimizi geliştirmemiz gerekiyor. Gerek toplumsal ölçekteki kayıplarımızı gidermek, gerekse meslek alanımızdaki kayıplarımızı yeniden kazanmak için birlik ve dayanışma içinde olmamız gerekiyor. 45.Dönem Oda yönetim kurulu olarak; iki yıllık hizmet süresi içinde birlikte görev üstlendiğimiz şube yöneticisi arkadaşlarımıza hizmetleri nedeniyle çok teşekkür ediyoruz. Bu dönem görev almayacak meslektaşlarımıza sağlık ve mutluluk diliyoruz. Yeni seçilecek yönetim kuruluna başarılar dilerken, genel kurulunuzu sevgi ve saygıyla selamlıyoruz." diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Çalışma Raporunun okunması ve değerlendirilmesi gündeminde İMO İstanbul Şubesi 45. Dönem Sekreter Üyesi Murat Serdar KIRÇIL ve Şube Sekreteri Rezan BULUT tarafından Şubemizin 2016-2018 yılları içerisinde yapmış olduğu çalışmaları özetlenerek sunuldu.

Çalışma Raporunun değerlendirilmesi bölümünde Birlikte Değişim Grubu Başkan Adayı Mustafa BOZYİĞİT bir konuşma yaptı. BOZYİĞİT, mesleki sorunların çok fazla olduğunu, inşaat mühendislerinin misyon ve vizyon sahibi olmaları gerektiğini belirtti ve, "Düşündüklerimi ve bildiklerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Özellikle bugünlerde söz konusu olan şey bizim ekonomik sistemimizi alt-üst eden yerli ve milli olma yolunda bazı adımlar atılarak neler kazanılabileceği. Dinliyorum yapılan çalışmaları -elbette güzel çalışmalar- bu kadar çalıştaydan, sempozyumdan, bu kadar kurultaydan bir tane bişey çıksın, ne çıksın, şunu yapalım da ülkenin gelirine şu kadar şu kadar katkıda bulunsun, var mı böyle bir imalat, betonumuz aynı beton, demirimiz aynı demir, kullandığımız malzemeler aynı malzeme, ithalat Çin malı bir taraftan, lüks malzeme bir taraftan, biz bu ülkenin evladı olarak bu ülkenin geleceğini böyle mi düşünüyoruz. Mühendislik bu kadar mı yani. Yapılabilir, yapmak için de, elbette yola çıkmaya hazırız. Ar-Ge kurarak, bir yerden başlamak istiyoruz. Yeni mezunlar için bir kariyer merkezi yapacağız. Ben ne yapacağım, işçi güvenliği için ilave sigortalar yapacağım. Şantiye mühendisleri ve çalışanları için bunu önereceğim. Bu konuda çalışmalar yapacağım. Başlattım bile… Şantiye mühendislerinin hukuki durumları içler acısı. Neden bu Oda hukuki danışmanlık hizmeti veremiyor? Bana verin ben yapacağım" dedi.

Çalışma Raporunun değerlendirilmesi bölümünde söz alan üyeler (Hakkı Nadir ÇELEBİ, Cemal AKÇA, Abdulselam SUVAKÇI, Dilek BEKİROĞLU, Alper ULUŞAN, Fatih ECE, Murat Serdar KIRÇIL, Alper Çulha, Ömer Faruk KÜLTÜR, Nusret SUNA, Rezan BULUT, Ayşegül BİLDİRİCİ SUNA, Caner ZAFER, Mustafa KIZIL, Servet BİNGÖL, Harun ÖGE, Abdullah ÇELİK) değerlendirmelerini yaptılar. 45. Dönem Çalışma Raporu üzerine yapılan değerlendirmelere Nusret SUNA yanıt verdi.

SEÇİMLER: İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 46`inci Dönem Olağan Genel Kurulu çerçevesinde yapılan Seçimler 18 Şubat 2018 tarihinde TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi`nde yapıldı. Seçimlere Çağdaş İnşaat Mühendisleri ve Birlikte Değişim Grubu katıldı. Seçimde Çağdaş İnşaat Mühendisleri 4214 oy alırken, Birlikte Değişim Grubu 2627 oy aldı.

 


Okunma Sayısı: 331

İstanbul Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır