NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ İMO 46. OLAĞAN GENEL KURULU- 29-30 MART-1 NİSAN 2018/ANKARA ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

24 NİSAN 2018, SALI   

32

İMO 46. OLAĞAN GENEL KURULU- 29-30 MART-1 NİSAN 2018/ANKARA

    Yayına Giriş Tarihi: 05.04.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 06.04.2018 13:49:35  Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 04.04.2018 15:29:52

İnşaat Mühendisleri Odası 46. Olağan Genel Kurulu, 29-30 Mart-1 Nisan 2018 tarihlerinde, Ankara’da yapıldı. İMO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan Genel Kurulda Divan Başkanlığına Ülkü ÖZER yardımcılıklarına Meral SARAÇ ÇAVGA, Jale ALEL, yazman üyeliklere Özgür BOSTANCI ve Melek Gözde HOŞAFCI seçildi.

 

İMO 46. OLAĞAN GENEL KURULU- 29-30 MART-1 NİSAN 2018/ANKARA

  

İnşaat Mühendisleri Odası 46. Olağan Genel Kurulu, 29-30 Mart-1 Nisan 2018 tarihlerinde, Ankara`da yapıldı. İMO Konferans Salonu`nda gerçekleştirilen, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı`yla başlayan Genel Kurulda Divan Başkanlığına Ülkü ÖZER yardımcılıklarına Meral SARAÇ ÇAVGA, Jale ALEL, yazman üyeliklere Özgür BOSTANCI ve Melek Gözde HOŞAFCI seçildi.

 

Gündemin onaylanmasının ardından Oda Başkanımız Cemal GÖKÇE Genel Kurulun açılış konuşmasını yaptı. GÖKÇE konuşmasında; ülkemizin deprem sorunu, yanlış yatırımlar ve yapılaşma, ulaşım sorunu, eğitim sorunu, kentlerdeki bozulan yaşam kalitesi ve sosyal-toplumsal olayların artışına yönelik konulara değindi. OHAL koşullarına ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle farklı düşünenlerin görevlerinden alınması gibi ülke genelinde yaşanan olumsuz koşullara işaret eden GÖKÇE,"Bugün her zamandan daha çok birliğe ve birlikte mücadele etmeye ihtiyacımız var. Kavrayıcı kapsayıcı olmaya ve kimseyi öteki olarak görmeyecek bir anlayışa ihtiyacımız var. Olayların arkasından sürüklenen değil, gündemi kendimizin belirleyeceği bir çalışma düzenine ve çok çalışmaya ihtiyacımız var. Şimdi; kavrayıcı, kapsayıcı, dayanışmacı ve birleştirici olma zamanı. Gerek toplumsal ölçekteki kayıplarımızı gidermek, gerekse meslek alanımızdaki kayıplarımızı yeniden kazanmak için çok çalışmak gerekiyor. Bunun için mesleki birliği ve dayanışmayı önemseyen, ayrımcı olmayan, sorunları tartışmaktan korkmayan, kavrayıcı ve kapsayıcı bir anlayışın sürdürülmesi gerekiyor. Bu durum aynı zamanda ülkemizin demokratikleşmesine de katkı yapacaktır. Ayrıca mesleki ve teknik sorunlarımızın çözümü, güçlerimizi birleştirme ustalığını göstermemiz de yatıyor. Bugün hepimiz güvenli bir gelecek istiyoruz. Birbirine güvenen insanlar toplumu olmak istiyoruz.Çalışan, yaratan insanlar olarak, kendi geleceğimizi kendimiz kuracağız. Sadece umutlu olmak değil, aynı zamanda kararlı olacağız." diyen GÖKÇE, "45. Dönemde birlikte görev üstlendiği şube yöneticisi arkadaşlarımıza, tüm çalışanlarımıza, kurul ve komisyonlarımızda görev alan meslektaşlarımıza, Onur, Denetim ve Danışma kurulu üyelerimizle birlikte diğer organlarda görev alan tüm meslektaşlarıma hizmetleri nedeniyle çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca Birliğimiz başta olmak üzere, dayanışma içerisinde olduğumuz tüm kardeş kurum ve kuruluşlara da buradan selam ve saygılarımı iletiyorum." diyerek konuşmasını sonlandırdı.

 

Genel Kurula gelen konuklar, TMMOB Başkanı Emin KORAMAZ, KTMMOB İMO Başkanı Seran AYSAL, TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Sezai BERBER, Kadıköy Belediye Başkanı Aykut NUHOĞLU, CHP Ankara Milletvekili Nihat YEŞİL ve Mersin Milletvekili Serdal KUYUCUOĞLU, AKP Erzurum Milletvekili Mustafa ILICALI, HDP Adana Milletvekili Meral DANIŞ BEŞTAŞ, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin NUHOĞLU, Nahit ADA, EMEP Ankara İl Başkanı Fikret ASLAN, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi İlknur BAŞER, Halkevleri Yönetim Kurulu Üyesi Betül ÖZTÜRK  kürsüden başarı dileklerini ilettiler.

 

Konuşmaların ardından Divan`a sunulan önerileri görüşmek üzere; Yönetmelikler Komisyonu (Şubemizden Murat Serdar KIRÇIL yer aldı), Örgütlenme Komisyonu (Şubemizden Baykal HANCIOĞLU yer aldı), Bütçe Komisyonu (Şubemizden Temel PİRLİ yer aldı) ve Ana Sorunlar Komisyonu (Şubemizden İsmail UZUNOĞLU yer aldı) seçildi.

 

Genel Kurul sürecinde, genel kurul delegelerinden oluşan bir heyet tarafından Anıtkabir`e giderek saygı duruşunda bulunuldu. Mustafa Kemal ATATÜRK`ün mozolesine çelenk bırakıldı ve ziyaretçi defteri imzalandı.

 

İMO Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Hüseyin KAYA`nın Çalışma Raporunu sunmasından sonra Genel Kurulda söz alan Şube Başkanımız Nusret SUNA, Şube genel kurulunda dile getirilen, ülkenin demokratikleşmesi, sorunların barışçı temelde çözülmesi, ülkemizin uluslararası ölçekte saygın bir yer edinmesi, güvenli yapılaşmanın, sağlıklı kentleşmenin sağlanması, doğanın korunması, kıyıların ve orman arazileri üzerindeki talanın durdurulması, yaşanabilir kentler kurulması, ulaşımın sürdürülebilir ve nitelikli olması, kentsel dönüşüm projelerinin rant olarak değerlendirilmesi, yapı denetim, mesleki niteliğin yükseltilmesi, iş cinayetleri, inşaat mühendisliği eğitim sorunları, meslektaşlarımızın düşük ücretlerle ve sağlıksız koşullarda çalıştırılması gibi ülke ve meslek sorunlarına yönelik "Odamızın kuruluşundan bu yana inatla ve ısrarla hayata geçirilen mesleki-politik hattın bir başka ifadesidir." diyerek başladığı konuşmasında, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşananların ülkemizi derin bir demokrasi kriziyle karşı karşıya bıraktığına değinen SUNA, Olağanüstü Hal uygulamasının bütün muhalif kesimleri sindirme, susturma aracı olarak kullanıldığını ve TMMOB ve KESK üyelerinin, akademisyenlerin olduğu binlerce insan işsiz bırakıldığına dikkat çekti.

 

Özellikle genç meslektaşlarımızın maruz kaldığı emek sömürüsüne karşı geliştirilen, 2012 yılında SGK ile TMMOB arasında yapılan protokolle resmiyet kazanan asgari ücret uygulamasının, inşaat işverenlerinin uyguladığı baskı sonucunda durdurulmasına değinen SUNA,"Odamızın mesleki uygulamalarının denetimi ve niteliğinin yükseltilmesi noktasındaki ısrar ve kararlılığı, Referans Belge Yönetmeliği ile somutlandı. Yetkin Mühendislik ve Serbest İnşaat Mühendisliği uygulamalarının sağladığı birikim, Referans Belge uygulaması için yol göstericisi, kolaylaştırıcı olduğu söylenebilir. Odamızın meslek alanımızda köklü değişiklikler gerçekleştirecek potansiyele sahip olduğu da bir gerçektir. Şu nokta açık ki, deprem gerçeği ile karşı karşıya bulunan ülkemizde, güçlendirme çalışmaları mevcut yapı stokunun iyileştirilmesini sağlayabilir. Yapı denetim sisteminin sağlıklı işleyişe kavuşturulması, sorunun çözümünde fark yaratabilir. Ancak yapı üretim sürecinin bir bütün olarak sorunlarından arındırılması ancak mühendislik uygulamalarının niteliğini artıracak, meslektaşlarımızı donanımlı hale getirecek işleyişle mümkündür." dedi ve Genel Kurula başarılar dileyerek konuşmasını sonlandırdı (Nusret SUNA`nın Genel Kurul konuşma metni haberin altındadır).

 

46. Dönem Çalışmalarını değerlendirilmesi bölümünde delegeler söz alarak (Şubemizden Hakkı Nadir ÇELEBİ, Murat GÖKDEMİR, Rezan BULUT, Cemal AKÇA, Oktay GÜLAĞACI, Hasan AKKAR, Hasan Alper ÇULHA, Abdulselam SUVAKÇI, Ali KORKUT, Nihat ÇOLAK) görüşlerini aktardılar.  

 

Genel Kurul, Denetleme Raporunun okunması ve 45. Dönem bütçe harcamalarının görüşülmesinin ardından 45. Dönem Yönetim Kurulu oy birliği ile aklandı. Komisyon raporları ile 46. Dönem bütçe önerilerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından adaylar tespit edilip tutanağa bağlanarak ilan edildi.

 

1 Nisan 2018 tarihinde  ise, 46. Dönem Yönetim Kurulu ve ilgili organların seçimleri gerçekleştirildi.

46. Dönem Yönetim Kuruluna; Cemal GÖKÇE, Şükrü ERDEM, Hüseyin KAYA, Cemal AKÇA, Cem OĞUZ, Bülent ERKUL ve Necati ATICI seçildi.

 

ŞUBE BAŞKANIMIZ NUSRET SUNA`NIN GENEL KURUL KONUŞMA METNİ AŞAĞIDADIR.

 

Değerli Divan,

Değerli Meslektaşlarım,

Değerli Konuklar,

Değerli Mücadele Arkadaşlarım,

  

İstanbul Şube adına hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. 46. Genel Kurulumuza başarılar diliyorum.

 

İnanıyorum ki genel kurulumuzun odamıza, mesleğimize, meslektaşlarımıza sunacağı katkı, sadece sorunların çözümünü kolaylaştırmayacak, aynı zamanda geleceğimizin de teminatı olacaktır.

 

Geleceğimizin karartılmak istendiği bir zaman diliminde toplanan genel kurulumuza, geleceğe dair misyon yüklemekten daha doğal ne olabilir.

 

Evet geleceği istiyoruz. Geçmişimize sahip çıkıyor, bugünün hakkını vermeye gayret ediyor ama mutlaka geleceği kazanmak istiyoruz.

 

1954 yılındaki kurucu iradenin dilek ve temennileri ne ise 64 yıl sonra aynı dilek ve temennilerle yola koyulmaya hazırlanıyoruz.

 

46. Genel Kurulumuz, kurucu iradenin heyecanını, coşkusunu,  umudunu, kararlılığını omuzlarında hissediyor ve en az diğerleri kadar önemli olmak kaydıyla meslek-politik kabullerini rehberi olarak görüyor.

 

Genel Kurulumuzun Değerli Üyeleri,

 

 

Genel kurul süreci, inşaat mühendislerinin kamusal üretimden, adil bölüşümden, toplumsal refahtan, nitelikli yaşamdan yana olduğunu açığa çıkartmış, laiklikten, bilimden, Cumhuriyet değerlerinden, özgürlükten, bağımsızlıktan, barıştan ödün vermeyeceğini göstermiştir.

 

Şube genel kurullarımızda üyelerimiz,

 

ülkenin demokratikleşmesi, başta Anayasa olmak üzere yasakçı, baskıcı bütün yasaların lağvedilmesi,

 

sorunların barışçı temelde, toplumsal uzlaşı esasında çözülmesi,

komşu ülkelerle dostane ilişki kurulması, ülkemizin uluslararası ölçekte saygın bir yer edinmesi,

 

bilimde, fende, edebiyatta, sporda örnek ülke haline gelmesi,

güvenli yapılaşmanın, sağlıklı kentleşmenin sağlanması,

 

doğanın korunması, kıyıların ve orman arazileri üzerindeki talanın durdurulması,

 

kentsel değerlerin kentlilerin ortak kullanımına sunulması, yaşanabilir kentler kurulması, ulaşımın sürdürülebilir ve nitelikli olması,

 

kanal İstanbul gibi fantezi projelerden vazgeçilerek, kentleri yaşanabilir kılacak düzenlemelerin yapılması,

 

kentsel dönüşüm projelerinin sermaye grupları tarafından rant olarak değerlendirilmesinin önüne geçilmesi,

 

kamu yatırımlarının kamusal değer olarak kalması,

 

kamu ihale sisteminin zaaflarından arındırılması, kamudaki karar alma süreçlerinin katılımcılığa açılması ve mutlaka şeffaf hale getirilmesi, kamudaki partizanlığın sona ermesi,

 

yapı denetiminin yapı üretim sürecinin asli unsuru olarak kabul edilmesi, yapıların ve kentlerin deprem tehlikesine göre düzenlenmesi,

 

mesleki niteliğin yükseltilmesi, mesleki uygulamaların bilimsel esaslara ve teknolojik gelişmelere uyumlu hale getirilmesi,

 

iş cinayetlerine son verecek düzenlemelerin gerçekleştirilmesi,

 

inşaat mühendisliği eğitim sorunlarının çözülmesi,

 

meslektaşlarımızın düşük ücretlerle ve sağlıksız koşullarda çalıştırılmasının önüne geçilmesi

 

konularında hassasiyetlerini dile getirmişlerdir.

  

  

  

Değerli Katılımcılar,

 

İnşaat mühendislerinin bu hassasiyetleri, Odamızın kuruluşundan bu yana inatla ve ısrarla hayata geçirilen mesleki-politik hattın bir başka ifadesidir.

 

64 yıldır bu hattın örülmesinde emeği geçenlere huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Aramızda olmayanları saygıyla anıyorum.

 

Değerli Meslektaşlarım,

 

Zor bir dönemden geçtiğimiz aşikar. Hem ülke içinde hem de uluslararası düzeyde iç açıcı bir tabloyla karşı karşıya bulunmuyoruz.

 

Ülkenin genel panoramasını uzun uzadıya anlatıp vaktinizi almak istemiyorum.

 

Ancak antidemokratik, baskıcı uygulamalardan meslek odalarının da nasibini aldığını söylemeden geçmek istemiyorum. 

 

Sadece barışı telaffuz ettiği gerekçesiyle bir meslek odası yöneticileri gözaltına alınıp haklarında soruşturma açılmaktadır.

 

Meslek odalarının isimlerindeki Türk/Türkiye sözcüklerinin kaldırılması girişimlerinde bulunulmaktadır.

Meslek odalarının, meslek mensuplarının tek ve merkezi örgütü olması ve kamu yararına faaliyette bulunmasından duyulan rahatsızlık açıkça ifade edilmektedir.

 

Meslek odaları yasasında antidemokratik değişiklikler yapılacağı yönünde bilgiler en yetkili isimler tarafından kamuoyuyla paylaşılmakta, meslek odaları hedef olarak gösterilmektedir.

 

Bu kapsamda Meslek odalarını ekonomik açıdan güçsüzleştirmek, üyeleriyle ilişkisini kesmek, denetim mekanizmasının dışına itmek amacıyla mevzuatta sayısız değişiklikler yapılmaktadır.

 

TMMOB`ye bağlı bir Meslek Odası yönetimine kayyum atanıyorsa görmezden gelinmeyecek bir gerçekle karşı karşıya bulunduğunuz açıktır.

 

Siyasi iktidar bütün muhalif kesimlerden rahatsız olduğu gibi meslek odalarından da rahatsızdır ve meslek odalarının kapısına kilit vurmayı istemektedir.

Değerli Meslektaşlarım,

Değerli katılımcılar,

 

Başarısızlıkla sonuçlanan 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşananlar ülkemizi derin bir demokrasi kriziyle karşı karşıya bıraktı.

 

15 Temmuz bahanesiyle, ülkede demokratik sistem askıya alındı, demokratik hakları budandı ve ancak darbe dönemlerinde görülebilecek uygulamalar yaygınlaştı, hatta kalıcı hale getirildi.

 

Yasama yetkisi fiilen ortadan kaldırıldı, ülke Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetildi.

 

Olağanüstü Hal uygulaması süreklileştirildi, olağanlaştırıldı. OHAL bütün muhalif kesimleri sindirme, susturma aracı olarak kullanıldı, kullanılmaya devam ediyor.

 

Barışçı, demokratik gösteriler bile şiddetle bastırılmaya başladı. İnsanlar tıpkı darbe dönemlerinde olduğu gibi hukuki dayanağı olmadan, sıradan gerekçelerle tutuklandı.

 

Gözaltı süresinin bir ay olması, uzun süren tutukluluk hali başlı başına cezalandırmaya dönüştü.

 

15 Temmuz darbecileriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan binlerce kamu çalışanı işten atıldı. TMMOB ve KESK üyelerinin, akademisyenlerin olduğu binlerce insan işsiz bırakıldı.

 

Değerli Katılımcılar,

 

Parti başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, gazetecilerin, aydınların cezaevine atıldığı bir dönemden geçiyoruz.

 

Aralarında seçilmiş belediye başkanlarının da bulunduğu pek çok kuruma kayyum atandı. Seçilmiş belediye başkanları görevden alındı. Sadece muhalif belediye başkanları değil, iktidar partisine mensup belediye başkanları da antidemokratik uygulamadan nasibini aldı.

 

Aralarında İstanbul Belediye Başkanın da bulunduğu bir grup  belediye başkanının görevden alınması bile nasıl bir ülkede yaşadığımızın kanıtıdır.

 

 

Buradaki kritik konu, merkezi ya da yerel yönetimlerin bir partinin seçim strateji doğrultusunda düzenlenmesidir.

 

Hangi demokratik ülkede belediye başkanları ve hatta başbakan parti içi düzenleme bağlamında görevden alınır?

 

Bu ancak yolsuzluk, hırsızlık, zimmetine para geçirme, yüz kızartıcı suçlar nedeniyle mümkündür. Eğer böyle bir durum varsa da bunu bilmek kamuoyunun hakkıdır.

 

Kendi şubemizin hinterlandından örnek vermek istersek örneğin; Kadir Topbaş İstanbul`a karşı işlediği suçlar nedeniyle mi istifa ettirildi? Bilmek istiyoruz.

  

Değerli Meslektaşlarım,

 

Kadir Topbaş kente karşı suç işlediği, İstanbul`un hiçbir sorununu çözmediği, aksine tarihsel, kültürel öneme sahip İstanbul`un her gün biraz daha yaşanabilir bir kent olmaktan uzaklaştırdığı için görevden alınmalıydı.

 

Kadir Topbaş`ın görevden alınma nedeni, 1999 depremlerinden sonra belirlenen deprem toplanma alanlarının ve ulaşım güzergâhlarının yapılaşmaya açılması, üçüncü hava limanı ve üçüncü boğaz köprüsü nedeniyle orman ve su havzalarının yok edilmesi, milyarca dolarlık yatırımlara rağmen kent içi ulaşımın sorun yaşatmaya devam etmesi, kentin betona teslim edilmesi, deprem önlemlerinin alınmaması, kentsel yenilenmenin yapılmaması, kentin su taşkınlarına karşı savunmasız bırakılması, dere yataklarının bile imara açılması, kentsel değerlerin yandaş sermaye gruplarına peşkeş çekilmesi olmalıydı.

 

Temennilerimiz karşılık bulmadığı gibi Kadir Topbaş`ın yerine atanan belediye başkanı Mevlüt Uysal, "Metroda da birinci önceliğimiz en fazla oy aldığımız yerler olacak inşallah." diyerek işi ifrata vardırdı.

 

Bu, kent suçunun dik alasıdır. Bölücülük yapmaktır,  partizanca davranmaktır. Merkezi ve yerel iktidar sahipleri ne yazık ki tehlikeli kararlar almakta ve toplumsal dengeleri gözetmeden uygulamaktadır. Bu nedenle mevcut iktidarın TMMOB Yasası`nda değişikliğe gitmesi hiç de şaşırtıcı olmayacaktır.

 

 

  

Değerli Mücadele Arkadaşlarım,

 

Odamızın en çok üyeye sahip şubesi olarak, Birliğimiz ve Odamızla ilgili her türlü antidemokratik girişime direneceğimizi duyurmak istiyorum. Çünkü Şube genel kurulumuzun iradesi bu yönde tecelli etmiş, bizlere de bunu ilan etmek kalmıştır.

 

Biz inşaat mühendisleri insanı seviyoruz, ülkemize tutkuyla bağlıyız, toplumsal yararı her şeyin üzerinde görüyoruz, mesleki etik ilkeleri gözümüz gibi koruyoruz.

 

Bu nedenle de mesleğimize ve meslek odamıza sahip çıkıyoruz.

 

Değerli Katılımcılar,

Değerli Meslektaşlarım,

  

Geride bıraktığımız çalışma döneminin en dikkat çeken gelişmesi, siyasi iktidarın asgari ücret uygulamasını tek taraflı feshetmesi oldu.

 

Özellikle genç meslektaşlarımızın maruz kaldığı emek sömürüsüne karşı geliştirilen, 2012 yılında SGK ile TMMOB arasında yapılan protokolle resmiyet kazanan asgari ücret uygulaması, inşaat işverenlerinin uyguladığı baskı sonucunda durduruldu.

 

Yetkin mühendislik uygulamasının çıkartılan yasal engeller nedeniyle hayata geçemediği biliniyor. Bir deprem ülkesinde mühendislik uygulamalarının niteliğini yükseltmek amacıyla başlatılan örnek bir uygulama neden engellenir?

 

İnşaat mühendisliği eğitiminin içinde bulunduğu sorunlar herkesin malumuyken, bir meslek odasının kendi olanaklarıyla başlattığı bir uygulama neden rahatsızlık yaratır?

 

Değerli Meslektaşlarım,

 

Odamızın mesleki uygulamalarının denetimi ve niteliğinin yükseltilmesi noktasındaki ısrar ve kararlılığı, Referans Belge Yönetmeliği ile somutlandı.

 

Yetkin Mühendislik ve Serbest İnşaat Mühendisliği uygulamalarının sağladığı birikim, Referans Belge uygulaması için yol göstericisi, kolaylaştırıcı olduğu söylenebilir.

 

Odamızın meslek alanımızda köklü değişiklikler gerçekleştirecek potansiyele sahip olduğu da bir gerçektir.

 

Şu nokta açık ki, deprem gerçeği ile karşı karşıya bulunan ülkemizde, güçlendirme çalışmaları mevcut yapı stokunun iyileştirilmesini sağlayabilir.

 

Yapı denetim sisteminin sağlıklı işleyişe kavuşturulması, sorunun çözümünde fark yaratabilir.

 

Ancak yapı üretim sürecinin bir bütün olarak sorunlarından arındırılması ancak mühendislik uygulamalarının niteliğini artıracak, meslektaşlarımızı donanımlı hale getirecek işleyişle mümkündür.

 

Değerli Meslektaşlarım,

Değerli Katılımcılar,

 

Sözlerimi bitirirken 45. Dönem Oda Yönetim Kurulumuza, Şube Yönetim Kurullarımıza, kurul ve komisyonlarda göre alan meslektaşlarımıza ve Oda personelimize emekleri ve yaptıkları çalışmalar için teşekkür ederim.

 

Uyumlu ve verimli bir dönem geçirdiğimizi düşünüyorum.

 

Genel Kurulumuzun mesleğimiz ve ülkemiz için verimli geçeceğini umuyor hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

 


Okunma Sayısı: 46

İstanbul Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır