NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ ZEMİN MEKANİĞİ VE GEOTEKNİK MÜHENDİSLİĞİ 17.ULUSAL KONFERANSI -26-28 EYLÜL 2018 ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

18 EKİM 2018, PERŞEMBE   

24

ZEMİN MEKANİĞİ VE GEOTEKNİK MÜHENDİSLİĞİ 17.ULUSAL KONFERANSI -26-28 EYLÜL 2018

    Yayına Giriş Tarihi: 26.09.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 26.09.2018 15:21:55  Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 26.09.2018 13:06:58

Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Derneği`nin himayesinde, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı ev sahipliğinde, 26-28 Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi`düzenlenen ZEMİN MEKANİĞİ VE GEOTEKNİK MÜHENDİSLİĞİ 17.ULUSAL KONFERANSI 26 Eylül 2018 tarihinde başladı. Konferansa Şube Başkanımız Nusret SUNA katıldı.

 

ZEMİN MEKANİĞİ VE GEOTEKNİK MÜHENDİSLİĞİ 17.ULUSAL KONFERANSI`NA KATILAN ŞUBE BAŞKANIMIZ NUSRET SUNA`NIN AÇILIŞ KONUŞMASI AŞAĞIDADIR.

 

Düzenleme ve Bilim Kurulunun Değerli Başkan ve Üyeleri, Üniversitelerimizin Değerli Üyeleri, Değerli Meslektaşlarım, Değerli Katılımcılar,

Öncelikle nazik davetiniz için sizlere teşekkür etmek istiyorum. İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetimi Kurulu ve üyelerimiz adına sizlere saygılar sunuyor, konferansınıza başarılar diliyorum.

 

Değerli Meslektaşlarım,

Hiç şüphe yoktur ki, Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği 17. Ulusal Konferansı meslektaşlarımız açısından öğretici olacak, Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği için ufuk açıcı bir etki yaratacaktır. Bilim ve Düzenleme Kurulunun değerli üyelerinin konu ile ilgili birikimlerine, konferansı düzenleyen kurumların son dönemlerde kat ettiği mesafeye bakıldığında konferanstan beklenti düzeyi kendiliğinden açığa çıkmaktadır.

 

Değerli Konuklar,

Bilindiği gibi Odamız, 2005 yılından bu yana uluslararası katılımla Geoteknik Sempozyumu düzenlemektedir. Belirtmek durumundayım ki, Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Derneği ile üniversitelerimizin katkı ve desteği sağlanmasa, referans bir kurum kimliğine bürünen sempozyumu bu düzeyde gerçekleştirmemiz mümkün olmazdı. Bu nedenle huzurlarınızda haklarını teslim etmek istiyorum. İnanıyorum ki, işbirliğinin ve ortak mesainin sürdürülmesi mesleğimizin kazanç hanesine yazılacaktır.

 

Değerli Meslektaşlarım,

Geoteknik mühendisliği kavramının meslek alanımıza dahil olmasının tarihi eskilere dayansa da, konunun yakıcılığı özellikle 1999 depremlerinde açığa çıkmış, zemin yapı ilişkisinin taşıdığı önem ne yazık ki büyük acılarla anlaşılmıştır. Bırakalım mühendislik hizmeti almadan üretilen yapıların barındırdığı tehlikeyi, yapı üretim sürecinin, zemin seçiminden zemine uygun projeye, projenin doğru uygulanmasından malzeme seçimine, nitelikli mühendislikten yapı denetimine kadar arz ettiği bütünün kavranamaması ülkemize pahalıya mal olmuştur. 1999 depremleri görmezden gelinen, yok sayılan sorunları açığa çıkartmış, aynı zamanda inşaat mühendisliğinin ilerleme, gelişme doğrultusunu görünür kılmıştır. İnşaat mühendisliği biliminin işaret ettiği noktada, zemin yapı diyalektiğinin sağlanması yer almaktadır. Bu diyalektik güvenli yapı üretiminin olmazsa olmazı olarak mesleki gündemde kendisine yer açmıştır. Bir taraftan odamız, diğer taraftan üniversiteler, Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Derneği ve diğer ilgili kurumlar konu bağlamında mesleki-bilimsel faaliyetlerine hız vermiştir. Mühendislik bilimleri, tıpkı sosyal bilimler gibi toplumsal kabule ihtiyacı duyar. Çünkü kamu yönetimini, siyasi erki harekete geçirecek, görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesini sağlayacak güç biraz da toplumsal meşruiyettir. Bu tür zeminler bilimin toplumsal dayanaklarını oluşturmada, bilimin kitleselleşmesinde önemi bir işleve sahiptir. Zemin yapı ilişkisinin önemi anlaşıldıysa, sıradan vatandaşlar bile geoteknik kavramının ayırdına vardıysa, paydaşların üstün gayretlerini yadsımak mümkün değildir. Tüm bu nedenlerle biz de Türkiye`nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini her fırsatta dile getiriyor, siyasi erkin görev ve sorumluluklarını ısrarla hatırlatıyoruz.

 

Değerli Konuklar,
Değerli Meslektaşlarım,

Konunun duayen isimleri konferansın katılımcıları arasında bulunuyor. Onların değerli görüş ve yaklaşımlarını öğrenmek için herkesin sabırsızlandığının farkındayım. Bu nedenle konuşmamı sonlandırıyor, konferansa bir kez daha başarı diliyor, saygılar sunuyorum.

 


Okunma Sayısı: 104

İstanbul Şube Kaynaklı Gündem »
Tüm Gündem »

Sayfayı Yazdır