NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ ŞUBE BAŞKANIMIZ NUSRET SUNA`NIN 22 ARALIK 2018 TARİHİNDE HARBİYE HİLTON OTELİ`NDE YAPILAN MESLEKTE 40 50, 60 YIL ONUR BELGESİ, PLAKET TÖRENİ VE YEMEĞİ’NDE YAPMIŞ OLDUĞU AÇILIŞ KONUŞMASI: ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

21 OCAK 2019, PAZARTESİ   

30

ŞUBE BAŞKANIMIZ NUSRET SUNA`NIN 22 ARALIK 2018 TARİHİNDE HARBİYE HİLTON OTELİ`NDE YAPILAN MESLEKTE 40 50, 60 YIL ONUR BELGESİ, PLAKET TÖRENİ VE YEMEĞİ’NDE YAPMIŞ OLDUĞU AÇILIŞ KONUŞMASI:

    Yayına Giriş Tarihi: 22.12.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 25.12.2018 09:33:50  Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 24.12.2018 15:19:02

Saygıdeğer Hanımefendiler,

Saygıdeğer Beyefendiler,

Değerli Meslektaşlarım,

Değerli Konuklar,

Odamızın kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında düzenlediğimiz ve geleneksel hale gelen plaket törenine hoş geldiniz.

Katılımınız nedeniyle teşekkür ediyor, hoşça vakit geçirmenizi diliyorum.

Şube Yönetim Kurulumuz adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Aranızda meslek büyüklerimi görüyor ve onlara özellikle hürmetlerimi iletiyorum. 

Değerli Katılımcılar,

Bugün, meslekte 40, 50 ve 60 yılını tamamlayan meslektaşlarımıza plaketlerini takdim edeceğiz.

İnanıyorum ki, her bir meslektaşımız geride bıraktığı onurlu yıllar adına aldıkları plaketlere ofislerinin, evlerinin en nadide köşesinde yer açacaktır.

Nasıl açılmasın ki, kocaman bir ömür saklı o plaketlerde.

Hüzünler, sevinçler, ayrılıklar, kavuşmalar, başarılar, başarısızlıklar saklı.

Yeniden denemek, mücadele etmek, tutkuyla bağlanmak saklı o plaketlerde.

Öğrenmenin sorgulamanın, araştırmanın, doğruyu bulmanın simgesidir o plaketler.

O plaketler insan sevgisini, ülke sevgisini, toplumsal ve kamusal yarar ilkesini her zaman rehber edinenlerin ömürlerinin sonuna kadar taşıyacağı birer nişanedir.

Şantiyelerde, proje masalarında eşinizden, dostunuzdan, sevdiklerinizden ayrı geçirdiğiniz, bin bir güçlükle ayakta kalmaya çalıştığınız yılları karşılayabilir mi, teşekkür plaketi?

Biliyorum, karşılaşması mümkün değil.

Değerli Meslektaşlarım,

Bunu sizler de biliyorsunuz ancak yine de davetimize katılma nezaketi gösterdiniz.

Çünkü yüce gönüllüsünüz, mütevazısınız; dayanışmanın, bir arada olmanın taşıdığı anlamın farkındasınız.

Odamıza, sizlere teşekkür etme olanağı vermeniz bile başlı başına takdire şayandır.

Yanımızda durmaya, mesleğimizi icra etmeye, bizlere rehberlik yapmaya ve gençlerin öğretmeni olmaya devam etmenizi özellikle rica ediyorum.

İnanmanızı isterim ki, mesleğimizin sizlere, sizlerin bilgi birikiminize, deneyimlerinize sonsuz ihtiyacı bulunmaktadır.

Kiminiz mesleğimizin bütün inceliklerini büyük bir fedakârlıkla hayata geçirdiniz.

Kiminizde akademisyen olarak yeni meslektaşlarımızın yetişmesini sağladınız.

Mesleki itibarı korumayı, mesleki etiği savunmayı asli görev saydınız.

Hem övgüyü hem de teşekkürü hak ediyorsunuz.

Değerli Meslektaşlarım,

Geride bıraktığınız yıllar salt mesleki kazanımlara tanıklık etmedi.

Sizler meslek örgütümüzü omuzladınız; üyesi, katılımcısı, yöneticisi, üreticisi oldunuz, yeri geldi sıra neferi olmaktan geri durmadınız.

Meslek hayatınızda elde ettiğiniz birikimi meslek odamıza taşımak noktasında kıskanç davranmadınız.

1954 yılında kurulan Odamız eğer her türlü badireyi atlatmayı başardıysa, emin olun ki, sizlerin, genç yaşlı, kadın erkek üyelerimizin sayesindedir.

Dikkatinizi çekmek isterim ki değerli konuklar,

Odamız 64 yıldır, mesleğimizin evrensel kabullerinden taviz vermemiş, mesleği ve meslektaşlarını savunmayı asli görev saymış, bilimsel-mesleki etkinlikler bağlamında alanımızın referans kurumu olmayı başarmıştır.

Bunun kolay olduğu sanılmasın. Odamız dönem dönem engellemelerle karşılaşmış, faaliyetlerine izin verilmemiş, mevzuatında değişiklikler gerçekleştirilmiş, üyeleri, yöneticileri hapse atılmış, politika yapmakla suçlanmış ancak mesleki doğrularından vazgeçmemiştir.

Odamızın ayırt edici özelliği, iktidarların kurmak istediği vesayet ilişkisini reddetmek olmuş, tek düsturu olan mesleki-bilimsel doğrulardan ayrılmamıştır.

Birinci boğaz köprüsüne dönük tartışmalardan Kanal İstanbul Projesine, Yapı Polisi önerisinden yapı denetim sistemine, kaçak ve sağlıksız yapılaşmadan imar aflarına, HES`lerden kentsel değerlerinin talanına kadar hemen her konuda, siyasi iktidarları karşısına almaktan imtina etmemiştir.

Odamızın ayırt edici özelliği bunlarla sınırlı değildir.

Meslek alanımızı, sektörümüzü doğrudan etkileyen ekonomik-politik karar ve tasarruflarla ilgili de görüşlerini açıklama gereği duymuş, demokrasinin kök salmadığı bir ülkede mesleklerin bile özgürce yapılmasının mümkün olmadığını düşünmüş, emeğin en yüce değer olduğuna inanmış, haliyle de tarihi boyunca emek ve demokrasi güçleriyle dayanışma içinde bulunmuştur.

Değerli Meslektaşlarım,

Gün geçmiyor ki meslek alanımızı, meslek örgütümüzü, inşaat mühendislerinin çalışma esaslarını düzenleyen, kazanılmış haklarımızı gasp eden değişikliklerle karşılaşmayalım.

2013`ten bu yana mesleki alanımız ve meslek odamız mevzuatında o kadar çok değişiklik gerçekleştirildi ki, bugün burada değişiklikleri hatırlatmanın bir gereği bulunmuyor.

Şimdiye dek yapılanları bir kenara bıraksak bile, yapı ruhsatlarında gerçekleştirilen değişiklik iktidarın mesleğimize yaklaşımını özetlemektedir.

Bilindiği gibi  Mayıs 2018`de yapılan değişiklikle yapı ruhsatları formunda şantiye şefinin ve proje müelliflerinin imzasının bulunduğu bölüm kaldırıldı.

Bu değişikliğin anlamı açıktır. Mühendisler, yapı üretim sürecinin formalitesi gibi görülmektedir. Mesleğimizi itibarsızlaştırma niyetinin ifadesi olduğundan şüphe yoktur.

Sahte mühendis vakalarıyla sık sık karşılaştığımız, imzacılığın meslek alanımızın sorunları arasında yer aldığı bir zaman diliminde, yapı ruhsatlarının mühendislerin bilgisi haricinde hazırlanması, sahte mühendisliğin devlet eliyle meşrulaştırılmasından başka herhangi bir sonuç doğurması mümkün müdür?

O halde bu değişikliğe neden ihtiyaç duyulmaktadır?

Sorularımız bunlarla sınırlı değildir elbette.

Meslek odalarının işlevsizleştirilmesinin, kamuya ne gibi faydası olacaktır, soruyoruz.

Meslek odalarının gelirlerinin kısıtlanmasının, meslek içi eğitimlerin aksaması gibi bir sonuç doğurması ihtimal dahilindedir. Bizler olanaklarımızı zorlayarak böyle bir sonucun ortaya çıkmasına izin vermiyoruz ancak siyasi iktidarın muradını anlamakta da zorlanıyoruz.

İnşaat mühendisliği eğitim sorunları ortadayken, kamunun meslek içi eğitim gibi bir gündemi olmadığı da bilindiğine göre, üyelerini mesleki-bilimsel etkinliklerle buluşturan, seminerler ve kurslar aracılığıyla mesleki niteliği yükseltmeye çalışan meslek odalarının mesleki etkinlik yapamayacak derecede ekonomik kıskaca alınmasını anlaşılabilir ve kabul edilebilir bulmuyoruz.

Ülke deprem tehlikesi altındaysa, nitelikli üretim sorunu varsa, güvenli yapı üretimi sağlanamıyorsa, meslek odalarının ellerini kollarını bağlamanın topluma, ülkeye katacağı ne olabilir?

Değerli Konuklar,

Meslekte 40, 50 ve 60 yılını tamamlayan meslektaşlarımız için bir araya geldik.

Onları bu mutlu günlerinde yalnız bırakmadınız, onları mutlu ettiniz, bizleri onurlandırdınız. Sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Plaket takdim edeceğimiz meslektaşlarımı da kalbî duygularla kutluyorum.

Konuşmamı daha fazla uzatmak istemiyorum.

Bu duygularla sizlere yeniden hoş geldiniz diyor, Odamızın kuruluş yıl dönümünü ve meslekte onurlu yılları geride bırakan meslektaşlarımızı canı gönülden kutluyor, gönlünüzce bir gece geçirmenizi temenni ediyorum. 22/12/2018


Okunma Sayısı: 44

İstanbul Şube Kaynaklı Gündem »
Tüm Gündem »

Sayfayı Yazdır