NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ ULAŞTIRMA POLİTİKALARI ÇALIŞTAYI-2 MART 2019 ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

25 MART 2019, PAZARTESİ   

28

ULAŞTIRMA POLİTİKALARI ÇALIŞTAYI-2 MART 2019

    Yayına Giriş Tarihi: 03.03.2019 00:00   Güncellenme Zamanı: 05.03.2019 12:47:35  Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 04.03.2019 14:42:44

Odamız adına Şubemizin düzenlediği Ulaştırma Politikaları Çalıştayı 2 Mart 2019 tarihinde Şubemizin Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Çalıştay Şube Başkanımız Nusret SUNA`nın konuşmasıyla başladı. SUNA, Şubemizin ile Erzurum Şubemizin ortaklığıyla 10-11-12 Ekim 2019 tarihinde Erzurum`da düzenleyeceği 13. Ulaştırma Kongresi`nin "Yaşanabilir Kentler İçin Kent-Ulaştırma Birlikteliğinin Uyumlu Gelişimi" ana teması ile toplanacağını ifade ederek başladığı konuşmasında, "Ulaştırma politikasını sadece teknik bazda ele almak, mühendislik uygulamaları ile sınırlı bir tartışmaya hapsetmek, işin doğrusu yeterli olmayacaktır. Elbette bunlar da gündemimizde yer almaktadır ve bu alanda çok değerli üretimler söz konusudur.

Ancak dikkat edilirse, metropol kentlerimizin hemen hepsi, hatta turizme açık sahil yerleşkelerinde bile ulaşım sorunu vardır." diyerek, yapılan onca yatırıma, kavşak düzenlemelerine ve İstanbul örneğinde olduğu gibi Boğaz Köprülerine rağmen ulaşıma köklü, kalıcı bir çözüm üretilemediğine değindi ve bunun nedeninin ise niteliksiz mühendislik uygulamaları, teknik analizlerin yetersizliği, hesaplamaların yanlışlığı, mühendislerin öngörüsüzlüğü olmadığına dikkat çekti.

Kentlerin on yıllardır araç odaklı düzenlendiğini, ulaşım yatırımlarına insanın değil otomotiv sanayinin ihtiyaçlarının yön verdiğini, kentsel hayat bir bütün olarak ulusal/uluslararası sermaye gruplarının ihtiyacına göre belirlendiğini dile getiren SUNA, ulaşım sorununu bir bütün olarak çözmek gerektiğini, yaşanabilir bir kent yaratma hedefiyle yaklaşılması gerektiğine değindi.

"Birinci Boğaz Köprüsü tartışmalarından bu yana, Odamızın temel yaklaşımı bu doğrultuda olmuş, Boğaz köprüsüne itiraz etmekle yetinilmemiş, kent içi ulaşıma dair bütünlüklü önerilerle kamuoyunun karşısına çıkılmıştır. Bu sadece ulaşımın bütünlüklü, işlevsel ve sürdürülebilir olmasıyla sınırlı tutulmamış, kentsel politikaların bütünlüklü olması gerektiği vurgulanmıştır.

Açık ki, sağlıklı kentleşme, güvenli yapılaşma, eksiksiz altyapı, yeşili ve su havzalarını koruma ve geliştirme, sosyal donatı alanlarını çoğaltma, sosyo-kültürel hayatı canlandırma bütünlüğü içinde değerlendirilecek ulaşım, sorun olmaktan çıkacak, kentleri yaşanabilir kılan unsurlardan biri haline gelecektir." diyen SUNA bugün karşı karşıya olduğumuz tablonun, meslek odalarının, üniversitelerin, bilimin eleştiri ve önerilerinin yok sayılmasıyla doğrudan alakalı olduğuna dikkat çekti.

"Son birkaç on yıldır, "marka kentler" kavramı meslek alanımıza dahil olmuştur. Marka kent kavramı, kentlerin rant odaklı düzenlenmesini, ulaşımın araç odaklı hale getirilmesini içermektedir. Eğer hedefiniz, "marka kent" yaratmaksa, kentlerimizin bugünkü halinden şikâyet etmenizin hiçbir inandırıcılığı yoktur. "Marka Kent" in gereği olarak kent merkezlerini sermaye gruplarının kullanımına açmış, plazalar, çok katlı rezidanslar, lüks konut projeleriyle nüfus yoğunluğunu artırmışsanız trafiğin içinden çıkılamaz hali sizin eserinizdir. Ve ne yazık ki eserinizi, lokal dokunuşlarla düzeltemeyeceğinizi bilmeniz gerekmektedir.

Bu nedenle ulaştırma politikalarını tartışırken, insanı, hayatı, ekonomik ve siyasal tercihleri de tartışmak durumundayız. Sadece mühendislik uygulamalarıyla sınırlı tartışma sorun çözücü olmayacaktır." diyen SUNA, Odamızın ilk Ulaşım Kongresini 1974 yılında topladığını, yaklaşık 50 yıldır aynı sorunların tartışıldığını, İstanbul`un Ulaşım Ana Planı olmadığını, 1983`te yapılan ve sonra sümen altı edilen Ulaşım Ana Planından sonra İstanbul`un adeta kaderiyle baş başa bırakıldığına dikkat çekti ve şöyle dedi: "Bizler sürdürülebilir, bütünlüklü, toplu taşımacılığı merkezine alan, meslek disiplinlerinin işbirliği ile hazırlanan, üniversitelerin ve meslek odalarının katılımcısı olduğu bir süreçte üretilen ulaşım planının hazırlanmasına somut destek sağlar ve arkasında dururuz."

"İstanbul`da sorunlarına, eksikliklerine rağmen karayolu, denizyolu ve raylı sistem taşımacılığı vardır. Ancak aralarında eşgüdüm olduğunu söylemek mümkün değildir. Bir başka ifade ile İstanbul, entegre ulaşım sisteminden yoksundur. Bu aynı zamanda, tek tek ulaşım sistemlerinin de verimliliğini düşürmekte, işlevsizleştirmektedir. Düşünebiliyor musunuz, İstanbul gibi bir metropolde, 24 saat kesintisiz ulaşım sağlamak mümkün değildir. Zaten yetersiz olan raylı sistem gece saat 12`den sonra devre dışı bırakılmaktadır. Havaalanı metrosu bile bir saate kadar çalışmaktadır.

Türkiye`nin dünyaya açılan kapısı olarak kabul edilen bir kentte böyle bir uygulama olabilir mi? Hava ulaşımıyla İstanbul`a ayak basan bir insan kente nasıl ulaşacaktır? Yeni hava limanı açıldığında bu sorunun daha can yakıcı bir duruma geleceği açıktır. Deniz ulaşımı yeterli düzeyde değildir. Denizle iç içe bir kentte deniz ulaşımından yararlanmamak ancak toplu taşımacılık kültüründen uzak bir anlayışın eseri olabilir. Bilindiği gibi İDO 2011 yılında özelleştirilmiştir. Yani bir başka ifade ile temel haklar arasında bulunan ulaşım hakkı özel şirketler marifetiyle yürütülmektedir.

Hatırlanacaktır geçen Kasım ayı içerisinde İDO kâr marjını bahane ederek kimi seferleri kaldırdığını açıklamıştı. Siz ulaşım temel hakkını serbest piyasanın insafına bırakırsanız bu ve benzeri sorunları yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Haydarpaşa, hızlı tren, Marmaray ve benzerlerinin entegre olamaması, Marmaray ve köprü geçişlerinde alınan yüksek bedeller, engellilere uygun olmayan ulaşım sistemi, hatta engellileri adeta eve hapseden mevcut durum sorunlu konular olarak karşımızda durmaktadır" diyen SUNA, Çalıştaya başarılar dileyerek konuşmasını sonlandırdı.

Oda Başkanımız Cemal GÖKÇE ise "31 Mart 2019 tarihinde yerel yönetim seçimleri yapılacak. Sokaklar giderek ısınıyor. Çevre kirliliği, kentlerin cadde ve sokaklarını dolduran otomobiller, trafik sıkışıklığı ve erişimdeki zorluklar ve zaman kaybı gibi konularda gündeme geliyor. Bu süre içerisinde bilim insanları, Oda ve şubelerimiz İstanbul başta olmak üzere kentlerimizin sorunlarını tartışıyor, yapılması gerekenlerin altını kalın harflerle çiziyor.Bu süre içerisinde ülkemizin ve kentlerimizin kalkınma stratejileri tartışılıyor. Kentleşme, sanayileşme ve erişebilirlik üzerinde duruluyor. Üretken olan yatırımların öncelikler arasında yer alması gerektiğini, kentleşmeye ayrılacak kaynakların nasıl kullanılması üzerinde duruluyor." diyerek başladığı konuşmasında, Türkiye genelinde yapılacak olan Ulaştırma Çalıştaylarına değindi.

Ulaştırma konusunun, toplumsal gelişmenin mekansal okumayla anlam kazanacağını, ulaştırmanın tüm yaşam alanlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini, konutlar, iş yerleri, okullar, hastaneler ve tüm yapılı alanlarla birlikte ele almak gerektiğini, tüm yaşam alanlarını erişebilirlik, sürdürebilirlik, kültürel miras, eko setsem ve çevre duyarlılığı ile birlikte, plan bütünlüğü içinde ele alıp değerlendirmek gerektiğine dikkat çeken GÖKÇE, "Toplumsal gelişmeyi mekansal okumayla değerlendirebilmek için geniş bir bilgiye, farklı meslek ve bilgi gruplarının bildiklerini birleştirmeye ihtiyaç var.

Bu durum, art niyetsiz bir şekilde sosyolojik bir öngörüyü ve uzun ölçekli bir değerlendirmenin yapılmasını gerekli kılıyor. Dünyamızı ve çevremizi anlamanın ve yorumlamanı yolu yüksek bir öngörüye sahip olmaktan geçer. Yaptığımız ve yapacağımız toplantılarla böylesi bir öngörüyü ortaya koyabilirsek, yaşadığımız çevre ile bilginin mekansal ilişkisini bir bütün olarak kavramak mümkün olabilir. Giderek kırsal alanlarda yaşayan insanlar kentlere göç ediyorlar. Bu nedenle mekanı anlamanın ve sağlıklı bir değerlendirme yapmanın ön koşulu, ulaşım politikalarının bilimsel ölçüler içinde ortaya konmasıdır." diyerek sözlerine devam etti.

"Dünyada ki 207 kentin yer aldığı bir incelemede İstanbul trafik yoğunluğu bakımında 11.sırada yer alıyor. İstanbullu günün 52.5 dakikasını trafikte geçiriyor. Ülkemiz ve kentlerimiz büyük ölçüde ulaşım ana planından mahrum olarak yönetilmiştir. Kent Anayasaları ihlal ediliyor, planlı bir gelişme ve yapılaşma anlayışı yerini toprağın değer artışına ve rant paylaşımına bırakıyor. Mekansal düzenin önemli bir parçası olması gereken kentsel tasarım dikkate alınmıyor. Sosyal ve mekansal gelişme açısından daha belirleyici bir hale gelen kentsel siyaset bilimin, bilginin ve mühendisliğin önüne geçiyor. Siyaset kurumu rant dağıtım merkezi haline geliyor. Kentte yaşayanların bir bölümü de, küçük ölçekli de olsa ortaya çıkan bu ranttan yararlanıyor. Başlarına yıkılacak yapıların bir parçası oluyorlar. Bu nedenle işbirlikçi bir yapı düzeni ortaya çıkıyor.

İstanbul`un Kartal ilçesinde kendi kendisine yıkılan Yeşilyurt Apartmanı bilinen kadarıyla 21 insanın yaşamını yitirmesine,17 insanın yaralı olarak kurtarılması gibi bir sonuç doğuruyor. Yapılarımız depremi beklemeden kendi kendisine yıkılıyor. Tek bir binanın yıkılmasına rağmen ulaşım kilitleniyor, Can Kurtarma araçları yıkım yerine gecikerek ulaşabiliyor. Yıkılan binanın enkazı 5 günde ancak kaldırılabiliyor. İstanbul bir deprem yaşayacak. Ulaşım koridorları üzerinde bulunan azımsanmayacak kadar yapı yıkılacak. Çıkacak olan yangınların söndürülmesi bile büyük bir sorun olacak." diyen GÖKÇE, Avrupa Mekansal Gelişim Perspektifi ve ilgili AB karar ve hedef belgelerinde belirtildiği gibi, AB`nin sürdürülebilir kentsel gelişme ve yenileme için altı çizilen dört hedefini (Kasaba ve kentlerdeki ekonomik refah ve istihdam olanaklarını artırmak, Kentsel alanlarda eşitlik ve sosyal katılımı özendirmek, Kentsel çevreyi korumak ve iyileştirmek, İyi yönetişime ve yerelin güçlendirilmesine katkıda bulunmak) dikkate almak gerektiğine dikkat çekti.

İstanbul`un kuzeyini yapılaşmaya açacak olan kanal projesi, iki yakaya iki kent ve kentsel dönüşüm projeleri İstanbul`u yeni bir göç baskısı altına sokacağını, 2. köprü ile 3. havalimanı arasında bulunan ormanlık alanlarının ve su havzalarının yapılaşmasının İstanbul`un yaşayacağı afet sayısını artıracağını, hava kirliliğinin daha da artacağı, sel ve su baskınlarının çoğalacağını, ulaşımın daha da zorlaşacağı ve sosyal ve toplumsal sorunlar büyüyeceğinin altının çize GÖKÇE, yeni havalimanının yaklaşık olarak 7400 hektarlık bir alana (Beş piste sahip dünyanın en büyük havalimanı olan Atlanta dünyanın en işlek havalimanıdır ve 1900 hektar araziye kurulmuştur.) sahip olduğunu, arazi kullanımının oldukça fazla olduğuna dikkat çekti.

Yapılan birçok projenin kentleşme bilimine ve sürdürülebilir gelişme anlayışına aykırı olduğunu, toplumsal fayda, kamu yararı ve sosyal eşiklerin aşılması bakımından ülkemiz ve İstanbul insanına yapılabilecek ‘büyük bir kötülük` olarak niteleyen GÖKÇE, "Bu projeler birer rant projeleridir." diyerek sözlerini sonlandırdı.

Çalıştayın ilk bölümünde Türkiye Ulaştırma Politikaları konulu panel gerçekleşti. Prof. Dr. Güngör EVREN`in moderatörlüğünde gerçekleşen Panelde Prof. Dr. Cüneyt ELKER, Prof. Dr. Haluk GERÇEK, Prof. Dr. İsmail ŞAHİN`in sunumlarını gerçekleştirdiler. Bu oturumda, Ulaştırma Planlaması Sürecini Değiştiren Başlıca Etmenler, İklim Değişikliği ve Sera Gazları, Ulaştırma Planlaması Süreci, Kentlerde Sürdürülebilir Hareketlilik Planlaması İlkeleri, Türkiye`de Yolcu ve Yük Taşımalarının Türel Dağılımı, Ülke Ölçeğinde Ulaştırma Ana Planı Çalışmaları, Yeni Ulaşım/Hareketlilik Hizmetleri, Türkiye Ulaştırma Politikalarının Kilometre Taşları, Projelendirme Süreçleri, Sürdürülebilir Kalkınma Modeli, Küresel Isınma ve İklim Değişikliği konuları üzerine sunumlar gerçekleşti.

Çalıştayın 1. Oturumu, Prof. Dr. Ergun GEDİZLİOĞLU`nun moderatörlüğünde gerçekleşti. "Hangi Politika İle
Nasıl?" konulu bu oturumda, Dr. İsmail Hakkı Acar, Doç. Dr. Onur TEZCAN ve Doç. Dr. Ilgın GÖKAŞAR sunumlarını gerçekleştirdiler. Bu oturumda, Geleneksel Planlama, Doğal Dolaşım Sistemleri, Geleneksel Planlamanın Önündeki Engeller, Kaynak Ve Mekanın Sınırlılığı, Çevre Sorunları, Teknolojik Çözümlerin Sınırı, Ortak Mekanların Hakça Kullanımı, Sınırları Gözeten `Bütünleşik Ulaşım Politikası`, Bireysel Ulaşımın Zorlaştırılması / Daha Az Motorlu Araç Kullanımı, Toplu Ulaşım ve Çevre Dostu Ulaşım Sistemlerinin Öne Çıkartılması, Kalkınma Planlarında Ana İlke, Hedef Ve Politikala, Ulusal Ulaştırma Ana Planı, Küresel Eğilimler, Sürdürülebilirlik, Avrupa Komisyonu Türkiye İlerleme Raporu (2018), Akıllı Ulaşım Sistemleri, Araçlar Arası İletişim, Akıllı Şehirler – Temel Yapıtaşları, Trafik Talep Yönetimi, Sürdürülebilir Bütünleşik Planlama Kavramları, Motorsuz Ulaşımı Geliştirmek, Kamuya Açık Alan Teşvik Etme, Global Yaşanılabilir Şehirlerin Ulaşıma Yaklaşımı konuları üzerine sunumlar gerçekleşti.

2. Oturum, Prof. Dr. Güngör EVREN ve Prof. Dr. Ergun GEDİZLİOĞLU moderatörlüğünde gerçekleşti. Bu oturumda Prof.Dr. Ergun GEDİZLİOĞLU ve Dr. Öğr. Üyesi Selim DÜNDAR sunumlarını gerçekleştirdi. Bu oturumda Kentiçi Trafik Yönetimi, Taşıt Trafiğinin Kaynağı; Arazi Kullamı-Trafik, Kaçınılmaz Olarak Trafik Talebinin Artışı, Trafik Tıkanıklığı Göz Önünde Tutarak Toplu Taşıma, Yol Cadde Tasarımı Ve Tek Yön Yollar, Kavşak Tasarımı Ve Işıklı Kavşaklar, Katlı Kavşaklar, Trafiği Sakinleştirme, Işıklı Kavşaklarla Trafiği Azaltma, Ücretlendirme, Hız Denetimi, Saptırarak Trafiği Ve Hızı Azaltma (Şaşırtarak), Trafiği Yasaklama (Trafiğe Kapalı Yollar), Bisiklet Ve Yaya Caddeleri, Korumasız Yol Kullanıcılarının Trafikte Karşılaştığı Sorunlar, Yayaların Trafikte Karşılaştığı Sorunlar, Bisiklet Kullanıcılarının Trafikte Karşılaştığı Sorunlar, Motosiklet Kullanıcılarının Trafikte Karşılaştığı Sorunlar, Korumasız Yol Kullanıcılarının Güvenliğinin Arttırılmasına Yönelik Öneriler konuları üzerine sunumlar gerçekleşti.

Eşzamanlı olarak canlı yayını da yapılan Çalıştayımız soru ve cevapların ardından Genel Değerlendirme ve kapanış bölümüyle sona erdi.

Bağlantılar: 
https://youtu.be/xz_WcxKlLas
 


Okunma Sayısı: 39

İstanbul Şube Kaynaklı Gündem »
Tüm Gündem »

Sayfayı Yazdır