TÜM ÇALIŞANLAR İÇİN SAĞLIKLI VE GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI İSTİYORUZ!
[ TMMOB YASA DEĞİŞİKLİĞİ GİRİŞİMİ İLE İLGİLİ ŞUBE YÖNETİM KURULUMUZUN AÇIKLAMASI ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

22 EYLÜL 2020, SALI   

28

TMMOB YASA DEĞİŞİKLİĞİ GİRİŞİMİ İLE İLGİLİ ŞUBE YÖNETİM KURULUMUZUN AÇIKLAMASI

    Yayına Giriş Tarihi: 22.05.2020 14:00   Güncellenme Zamanı: 22.05.2020 14:24:45  Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 22.05.2020 14:23:21

Biz mesleğimizi, ülkemizi ve insanımızı seviyoruz. Meslek Odamızın yok edilmesine, itibarsızlaştırılmasına izin vermeyecek dirayete ve inanca sahibiz.

 

 

TMMOB Yasa Değişikliği Girişimi İle İlgili Şube Yönetim Kurulumuzun Açıklaması

 

Değerli Meslektaşlarımız,

Öncelikle sizlere ve ailenize sağlıklı günler diliyoruz. Ülkemizde ve tabii ki diğer bütün ülkelerde salgının bir an önce önlenmesini temenni ediyoruz. Bu doğrultuda hem kurum olarak hem de kişisel bazda önlemlerimizi alıyor, şube faaliyetlerimizi olağanüstü döneme uygun olarak yürütmeye çalışıyoruz.

Hiç şüphe yok ki, insan sağlığının diğer sorunları ötelediği olağanüstü günlerden geçiyoruz. Haliyle böylesi bir dönemde, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın talimatıyla Meslek Odaları mevzuatının değiştirilmesi yönündeki girişimi anlamakta ve kabul etmekte zorlanıyoruz.

Ancak bir gerçek var: Mevzuat değişikliği çalışmaları belli bir noktaya gelmiş bulunuyor. Hatta değişiklik tasarısı taslağı kamuoyuna yansıdı.

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak sizleri hem taslak metinle ilgili bilgilendirmek hem de konuyla ilgili değerlendirmemizi dikkatlerinize sunmak istiyoruz.

Öncelikle belirtmek istiyoruz ki, Meslek Odaları mevzuatında yapılacak değişikliği reddediyoruz. Bu değişikliği, kurulduğu 1954 yılından bu yana toplumcu, kamucu, sosyal refah ve adaletten yana, barış ve demokrasi savunucusu kimliği ile öne çıkan TMMOB ve bağlı Odaların zayıflatılması, ortadan kaldırılması doğrultusunda bir adım olarak değerlendiriyoruz.

Taslak metinde, teknik sayılacak değişiklikler dışında dikkat çeken birkaç nokta bulunuyor. Birincisi yetkili kurulların nispi temsil ile belirlenmesi. İkincisi "il odacılığı" olarak bilinen modelin getirilmesi. Bir başka değişiklik ise meslek odalarının denetlenmesiyle ilgili. Mevcut durumda Bakanlığın, idari ve mali açıdan Birliği ve Odaları denetleyebileceği belirtilen maddesine bir de ilave yapılıyor: Denetimlerin "ihbar veyahut şikâyet başvurusu üzerine" gerçekleşebileceği hükmü taslakta yer alıyor.

Değişiklik tasarısı taslağının ana karakterini bu noktaların birleştirilmesiyle çözümlemek mümkündür. Noktalar birleştirildiğinde karşımıza çıkan tablo şudur: Siyasi iktidar meslek odalarının mevcut durumundan rahatsızdır.

Hatırlanacaktır, meslek odaları ile ilgili işaret fişeği sayılabilecek ilk adım 2009 yılında Devlet Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan raporla atılmış, o tarihten sonra bazı medya organlarında meslek odaları, özellikle de TMMOB yanlı ve yanlış yayınlara maruz kalmış, dönem dönem mevzuat değişiklikleri gündeme getirilmişti. Ne hikmetse tasarı taslakları kamuoyunda tartışılmaya başladıktan, Birliğimiz tepki gösterdikten sonra gündemden çıkarılmıştı.

Ayrıca çalışma alanlarımızı düzenleyen yasalarda, örneğin 3194 sayılı İmar Yasası, gerçekleştirilen değişikliklerle TMMOB`ye bağlı Odaların etkinlik alanları sınırlandırılmış, mühendislik uygulamalarının niteliğini yükseltmek amacıyla gerçekleştirilen denetimler engellenmiş, gelirleri önemli ölçüde kısıtlanmıştı.

Anlaşılan o ki bütün bunlar siyasi iktidar açısından yeterli görülmedi. Tayyip Erdoğan`ın talimatıyla yeni bir mevzuat değişikliği süreci başlatıldı.

Temel soru şudur: Siyasi iktidar Meslek Odalarından neden rahatsızdır?

Bu sorunun yanıtı bizler açısından açık ne nettir. Birliğimiz ve bağlı Odalar kamusal yarar ve toplumsal çıkarlar doğrultusunda iktidarların karar, tasarruf ve projelerini değerlendirmekte, mühendislik bilimine, ülke ve insan yararına aykırı projeleri tartışmaya açmakta ve hukuki mücadele vermektedir.

Ayrıca mühendislerin, mimarların, şehir plancılarının tek ve merkezi örgütü olarak TMMOB, kurulduğu günden bu yana eşitlikten, özgürlükten, bağımsızlıktan, laiklikten, adaletten yana açık tavır almış, emek ve demokrasi güçleriyle yan yana gelmekten hiçbir dönem geri durmamıştır.

AKP iktidarı ile başlayan döneme ayrı bir parantez açılmalıdır. Çünkü bu dönemde, neoliberal politikalar fütursuzca hayata geçirilmiş, ulusal değerlerin hemen hepsi özelleştirme yoluyla çok uluslu şirketlere satılmış; kentler, yeşil alanlar, su havzaları, kıyılar talan edilmiş; kamu kaynakları yandaş sermayeye peşkeş çekilmiş; yargı bağımsızlığı yok edilmiş, parlamenter demokrasi bile rafa kaldırılmış; düşünceyi açıklamak, örgütlenmek, hak aramak suç sayılmış, muhalif siyasetçi ve gazeteciler hapse atılmış, cezaevleri dolup taşmıştır.

Türkiye`nin gözle görülür düzeyde muhafazakarlaşması, eğitimin gericileştirilmesi, üniversite yönetimlerinin partizanca belirlenmesi bu dönemde gerçekleşmiştir. Doğal afetlere, iş kazalarına "fıtrat" diyerek bilimi ve mühendislik disiplinlerini önemsizleştiren yaklaşım, iktidarın en yetkili isimleri vasıtasıyla yönetim tarzı haline getirilmiştir.

Birliğimiz, bu hukuksuzluğa ve otoriter yönetim biçimine itiraz eden, direnen birkaç örgütten biridir. Hedef haline getirilmesi bu nedenledir.

Değerli Meslektaşlarımız,

Tasarı taslağında yer alan değişikliklere dair birkaç küçük notu sizlerle paylaşmak istiyoruz.

İlki şudur: İktidar nispi temsil sisteminin daha demokratik olduğunu iddia ederek mevzuat değişikliğini bu doğrultuda yapmak istiyor. Nispi temsil, iddia edildiğinin aksine demokratik olmaktan uzaktır. TMMOB ve bağlı Odaları seçimlerinde meclis seçimi değil yönetim kurulu belirlenmektedir. Bilindiği gibi parlamenter sistemde TBMM yasama organı oluşturulurken yürütme organı Bakanlar Kuruludur. Bakanlar Kurulu, TBMM de yer alan partilerin oy oranlarına göre değil, en çok oy alan partinin milletvekilleri arasından belirlenmekte, TBMM de diğer partilerin temsilcilerine yer verilmemektedir. Kaldı ki mevcut siyasi iktidara bu durum bile yetersiz gelmiş, tüm kararların tartışmasız tek kişi üzerinden yürütüldüğü, yasama ve yürütmenin tek elde toplandığı Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmiştir.

Ne ironiktir ki kendi yönetimleri sözkonusu olduğunda koalisyon dönemlerine eleştiri getirerek bunu savunan ve hayata geçiren iktidar, şimdi Odalarımız sözkonusu olduğunda nispi temsil sisteminin demokratik olduğunu savunmaktadır.

Nispi temsil yürütme organının parçalı olması sonucunu doğuracaktır. Böylelikle karar alınamaz, iş görülemez bir durum açığa çıkacaktır. Bunun tek bir sonucu olacaktır: Nispi temsil meslek odalarının içine, o çok yakındıkları "siyaseti" dahil edecektir.

İkincisi şudur: Toplamda 50 bin üyeye sahip bir Odanın 100 üyenin olduğu il merkezinde şube açması, hiç şüphe yok ki Birliğin ve bağlı Odaların iktisadi, siyasi, mesleki gücünü zayıflatacak; merkezi bütünlüğünü kaybeden meslek örgütü etkisizleşecek, bütünlüklü bir programın hayata geçmesi mümkün olmaktan çıkacak, kamu yönetimi karşısında yaptırım gücünü kaybedecektir.

Ayrıca il bazlı farklı mesleki uygulamaların önü açılacak, doğal olarak standart kaybedilecek, üyelerle ilişki belge alıp vermeyle sınırlı olacaktır. Merkezi organizasyonla gerçekleştirilen ve ciddi bütçelerin gerektiği ulusal ve uluslararası katılıma açık mesleki etkinlikler yapılamayacaktır. Zaten amaçlanan tam da budur. Meslek Odaları ya ele geçirilecek ya da güçsüzleştirilecektir.

Üçüncü dikkat çekici nokta, meslek örgütlerinin denetlenme sürecinin ihbar ve şikâyetle de işletilebileceğidir ki bu hüküm, her türlü suiistimale, partizanlığa fırsat yaratacak, art niyetli kişilerin elini rahatlatacaktır. Yargıdaki "gizli tanık" uygulamasının meslek odalarına yansıması sürpriz olmayacak, dayanaksız iddialarla ortaya çıkan "gizli tanıklar", "ele geçirilemeyen" Odaların yetkili kurulları üzerinde kayyum atanmasına kadar varabilecek uygulamalarla demoklesin kılıcı gibi tehdit unsuru olarak kullanılacaktır.


Değerli Meslektaşlarımız,

TMMOB Yasası`nda düşünülen değişiklikler, meslek odalarını hizaya getirme, iktidara bağımlı kılma veyahut elini kolunu bağlamak amacındadır.

Açıkçası siyasi iktidar tam tabiiyet istemektedir. Mühendisler emir eri haline getirilecek, Meslek Odaları iktidarın payandası olarak konumlandırılacaktır.

Yapılmak istenen budur. Elbette buna izin vermeyecek ve direneceğiz. On yıllara dayanan mücadele geleneğimiz direnme potansiyeli taşıdığımızın en önemli göstergesidir. Nice bedeller ödeyerek bugünlere taşıdığımız meslek örgütümüze kapalı kapılar arkasında tezgâhlanan "torba yasa darbesine" teslim etmeyeceğiz.

Çünkü biz mesleğimizi, ülkemizi ve insanımızı seviyoruz. Meslek Odamızın yok edilmesine, itibarsızlaştırılmasına izin vermeyecek dirayete ve inanca sahibiz.

 

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İstanbul Şube Yönetim Kurulu

 

 

 


Okunma Sayısı: 46

İstanbul Şube Kaynaklı Gündem »
Tüm Gündem »

Sayfayı Yazdır

   

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.